Tribünde Oturup Alkışlamaya Değil, Sahaya Çıkıp Mücadele Etmeye Geliyoruz!
1 Kasım’da 2026 Pazar günü gazeteciler yalnızca bir yönetim seçmeyecek; kendi mesleki onurlarını ve geleceklerini oylayacak!Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti, 1 Kasım 2026 Pazar günü tarihi bir virajda sandık başına gidiyor.
Şennur Yıldız
Köşe Yazarı
1 Kasım’da 2026 Pazar günü gazeteciler yalnızca bir yönetim seçmeyecek; kendi mesleki onurlarını ve geleceklerini oylayacak!
Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti, 1 Kasım 2026 Pazar günü tarihi bir virajda sandık başına gidiyor. Bu seçim, sıradan bir nöbet değişimi ya da basit bir koltuk yarışı değildir. Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti kimin için, hangi değerlerle ve nasıl bir anlayışla yönetileceğidir…
***
Yaklaşık 450 üyenin oy kullanacağı bu seçimde iki ayrı dünya görüşü karşı karşıya geliyor: Bir tarafta yıllardır süregelen statükonun devamını savunanlar, diğer tarafta ise “Artık yeter!” diyerek sahanın, emeğin ve mutfağın sesini yükseltenler.
Şimdi açıkça sormak gerekiyor:
Gazetecilik, yalnızca masa başında fikir üretmek değildir. Yağmurda, çamurda, afette ve acıda halkın yanında olmak, her koşulda gerçeğin peşinden yürümektir. Gece yarısı gelen bir haberle yollara düşen, kamuoyunun haber alma hakkı için büyük bir özveriyle çalışan meslektaşlarımızın emeği de sesi de mücadelesi de hak ettiği değeri görmelidir.
Çünkü gazeteciliğin yükünü sahada omuzlayanların, mesleğin geleceğine yön veren kararların da içinde olması gerekir.
Sahada ter döken, çoğu zaman emeği görünmeyen meslektaşlarımızın sorunlarını dinleyen, beklentilerini anlayan ve çözüm için sorumluluk üstlenen bir meslek örgütüne ihtiyacımız var. Amacımız kimseyi eleştirmekle sınırlı kalmak değil; mesleğin her alanında emek veren gazetecilerin kendilerini daha güçlü ifade edebildiği, seslerinin duyulduğu ve dayanışmanın büyüdüğü bir yapı oluşturmak.
Unutmayalım; mesleğin gücü birkaç kişinin sesinden değil, bütün gazetecilerin ortak sesinden doğar.
İşte değişim kıvılcımını ateşleyen tam olarak burada başlıyor!
***
Değişim iradesi gösteren gazeteciler bu kez kenarda durup izlemeyi reddetti. Mesleğin tüm yükünü omuzlayan genç, dinamik ve birikimli isimler taşın altına elini koydu.
Hüseyin Öziri önderliğinde yola çıkan ekip, net bir sesle duyurdu: “Biz de varız!”
Mesaj son derece açık ve net:
Biz bu mesleğin mutfağından geliyoruz. Sorunları teorik olarak değil, bizzat yaşayarak biliyoruz.
İddiamız sadece isimleri değil, zihniyeti değiştirmektir. Yıllardır tekrarlanan vaatleri sıralamak değil, somut çözümler üretmektir.
Kapıları sadece ayrıcalıklı zümrelere değil; her bir üyesine sonuna kadar açık, adil bir cemiyet inşa etmektir.
***
Bizim yönetim anlayışımızda cemiyet, kimsenin kişisel ikbal alanı olamaz. Hiçbir gazeteci kendisini yalnız, sahipsiz ya da ikinci sınıf hissetmeyecek!
Genç bir muhabirin heyecanı ile yıllarını vermiş duayen bir büyüğümüzün tecrübesi aynı değerde görülecek. Ayrıştıran değil birleştiren, ötekileştiren değil dayanışmayı büyüten bir duruş sergileyeceğiz.
Çünkü KOGACE, sadece seçim zamanı hatırlananların değil; her gün sahada ter döken tüm gazetecilerin ortak yuvası olacaktır.
***
Adaylığını ve yönetim listesini açıklayan meslektaşımız Şahin Oktay’a ve listesindeki kıymetli meslektaşlarımıza başarılar diliyoruz. Bu yarışın, gazetecilik mesleğine ve KOGACE’nin köklü geçmişine yakışır bir olgunlukla geçmesini temenni ediyoruz.
Ancak bizim iddiamız tam ve sarsılmazdır!
Biz, bu büyük sorumluluğu devralmaya ve vizyoner bir anlayışı hayata geçirmeye hazırız.
“Değerli üyelerimiz...
Gelin, bu yükü birlikte omuzlayalım. Bize güvenin; bu cemiyeti hak ettiği noktaya hep birlikte taşıyalım.”
***
Biz sadece tabelası ve yüzleri değişen bir yönetim olmayacağız. Proje üreten, sonuç alan, bilgili ve donanımlı bir irade ortaya koyacağız.
KOGACE’yi geleceğe taşırken geçmişin birikimini baş tacı edecek; ancak bugünün dünyasını geçmişin köhne alışkanlıklarına mahkûm etmeyeceğiz.
Hukuki güvenceden mesleki dayanışmaya,
Genç gazetecilerin gelişiminden dijital medya entegrasyonuna,
Yapay zekâ atölyelerinden afet haberciliği uzmanlığına kadar...
Söz verip unutan değil, hesabını veren bir yönetim olacağız!
***
1 Kasım’da sandığa sadece oy pusulaları atılmayacak. O sandıktan meslektaşlarımızın umutları, beklentileri ve değişim arzusu çıkacak.
İnanıyoruz ki sahada alın teri döken, mesleğin çilesini çeken gerçek gazeteciler, sandık başında vicdanlarının ve değişim ihtiyacının sesini dinleyecektir.
Gücümüzü unvanlardan değil, meslektaşlarımızın güveninden alıyoruz.
Kalemimiz doğruluktan, duruşumuz dürüstlükten, mücadelemiz meslek onurundan yana olacak!
Şimdi karar sırası gazetecilerde: Masa başındamı yoksa sahada sorumluluk alıp değişim başlatanlar mı?
Kararı sandık verecek.
Biz değişim için hazırız!
Biz bu kez tribünde oturup alkışlamaya değil, sahaya çıkıp mücadele etmeye geliyoruz!
Bu Haberi Beğendin Mi?
18 kişiden 18 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar


