Köşe Yazıları ve Yazarlarımız
Yağmur Yağdı, Şehir Sınıfta Kaldı!
Bazen gökyüzü ağlar, yeryüzü susar… Ama insanın ihmalleri su yüzüne çıkar. Türkiye günlerdir sel felaketinin acısıyla yüzleşiyor. İstanbul’da caddeler nehre dönüştü, araçlar sulara kapıldı, evler ve iş yerleri su altında kaldı.
Dünya Ne Garip Bir Yer…
Bugün iki ölüm haberiyle sarsıldım. Bir zamanlar evimizin salonunda, televizyon ekranının karşısında bize eşlik eden iki tanıdık yüz… Yaprak Dökümü’nden Nehir Hanım, Aşk-ı Memnu’dan Arsen Hala…Onları hiç tanımadık belki.
Herkes Seni Tanıyor, Peki Sen Kendini Tanıyor Musun?
Hakkımızda herkesin bir fikri var. Kimi güçlü olduğumuzu düşünüyor, kimi fazla hassas…Kimi çok konuştuğumuzu, kimi sustuğumuzu söylüyor. Bizi tanımlıyorlar. “Sen böylesin. ”“Sen bunu yapamazsın. ”“Sen zaten hep böyle davranırsın.
Eskiden Sıkılırdık, Şimdi Kaçıyoruz
Eskiden sıkılırdık. Öyle birkaç dakikalığına değil; bazen saatlerce… Evde yapacak bir şey bulamaz, pencereden dışarı bakar, sokaktan geçen insanları izlerdik. Bir kitabın sayfalarını karıştırır, müzik dinler, düşünürdük.
İzmit’te Yaşamak
İzmit’te yaşamak, bazen bir şehrin içinde değil, anıların arasında yaşamaktır. Sabah evden çıkıp işe, okula ya da bir yerlere yetişmeye çalışırken fark etmeyiz belki. Ama yıllar geçtikçe aynı sokakların bize ne kadar çok şey anlattığını fark ederiz.
Yaş Almayı Durduramazsın, Ama Yaşlanmayı Yavaşlatabilirsin
Takvim yaprakları hepimiz için aynı hızda ilerliyor. Her doğum günü, yaşamımıza bir yıl daha ekliyor. Yaş almak kaçınılmaz; bunu durdurabilecek hiçbir güç yok. Ancak yaşlanmak, sandığımız kadar sadece takvimle ilgili değil.