Vedat Küçük: Örgütsüz İş Hayatı Genişliyor
Çalışma hayatından örgütlü işçiden çok örgütsüz ve sendikasız çalışan olduğunu belirten Genel İş Şube Başkanı Vedat Küçük, “ Umudumuzu giderek yitiriyoruz. Sendikacılar en fazla bu konuda çalışma yapmalı” dedi.
Çalışma hayatından örgütlü işçiden çok örgütsüz ve sendikasız çalışan olduğunu belirten Genel İş Şube Başkanı Vedat Küçük, “ Umudumuzu giderek yitiriyoruz. Sendikacılar en fazla bu konuda çalışma yapmalı” dedi.
Genel İş Şube Başkanı Vedat Küçük, asgari ücret zammı, emeklilerin son durumu, örgütlü mücadele, ekonomik sıkıntılar konusunda konuştu. Küçük, vatandaşlardan yeni yıldan umutlu beklentiler içinde olmadığını ifade ederken örgütlü sendikal mücadelenin de önemine dikkat çekti.

‘UMUDUMUZU YİTİRDİK’
2023 yılının ülkemize ve tüm dünyaya sağlık, huzur ve barış getirmesini dileyen Küçük, “Ne yazık ki 2023 yılındaki beklentilerimizden ülkemiz ölçeğinde çok umutlu değilim. Çünkü sürdürülemeyen bir ekonomik politikadan dolayı şu anda bir halkımız ekonomik sıkıntı yaşıyor. Alım gücünün her geçen gün değer kaybettiği bir ortamda 2023 yılının bize mutluluk getireceğine inanmıyorum. Ama inanıyorum ki en kısa sürede ülkemiz doğru politikalarla yönetilecek hale dönüşürse güzel günler gelecektir. Biz büyük bir ülkeyiz. Değerlerimiz çok fazla. Bunları doğru kullanmaya başlarsak ülkemiz en kısa sürede hak ettiği noktaya ulaşacaktır” dedi.

‘ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI ALMAYI DİLİYORUM’
Sözlerini sürdüren Küçük, “Sendikal mücadele içinde olan biri olarak de ilimizde devam eden iki grevin işçi arkadaşlarımızın kazanımlarıyla sonuçlanmasını diliyorum. Emeğiyle geçinen herkesin alın terinin karşılığını gerçek anlamda alabileceği ailesiyle beraber mutlu olabileceği bir süreç oluşmasını diliyorum. Tüm halkımızın yeni yılını kutluyorum” dedi. Genel İş sendikasının ilimizdeki örgütlülüğünden de bahseden Küçük, “Örgütlü olduğumuz Dilovası Belediyesi ve oradaki şirkette çalışan arkadaşlarımız var. İzmit Belediyesi ve şirketlerinde çalışan arkadaşlarımız var. Geçmişte Yuvam Konutlarında konut işçisi olan arkadaşlarımız var” şeklinde konuştu.
‘ÖNÜMÜZDEKİ AY BAŞLIYORUZ’
Ocak ayı içerisinde toplu sözleşme sürecini başlatacaklarını belirten Küçük, “Her geçen gün alım gücü düşen ve insanların geçinmekte zorlandığı ürünlerin fiyatının her gün değiştiği bir süreç yaşıyoruz. Bu noktada herkesin bu ülkede yaşayabileceği, geçinebileceği bir ücreti hak ettiğine inanıyoruz. Biz de toplu sözleşme sürecinde arkadaşlarımızın hak ettiği ekonomik ve idari kazanımların olacağı toplu sözleşme sürecini sonuçlandıracağız. Umuyoruz ki çok fazla uzamadan yasal süreçler içerisinde karşılıklı mutabakatla masada toplu sözleşmeyi imzalarız. BEKAŞ’ta 1460 işçi arkadaşımız var. SARBAŞ’ta da yaklaşık 60 arkadaşımız toplu sözleşmeden yararlanacak. Yani bin 500’ün üzerinde işçi arkadaşımız var” dedi.

‘KADRO GÜNDEMDE YOK’
Hükümetin işçileri de kadroya geçirmesi konusuna da değinen Küçük “Aslında onların öyle bir sözü yok. Türkiye genelinde Genel İş sendikası olarak tüm belediye çalışanlarının gerçek anlamda kadro talebi, KHK’dan şirketlere geçerken diğer kamu kuruluşlarındaki herkese verdikleri sadece belediye şirket işçilerine kanunda yer vermedikleri 52 günlük ilave tevdi hakkı ve Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri vergi muafiyet oranlarının düşük olması. Bu anlamda 3 öncelikli bir çalışma ve eylemimiz başlamıştı. Daha sonra genel başkanımız ve genel merkez yöneticilerimiz meclisteki tüm siyasi partilere bir dosya hazırlayıp sundu. Bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Ne yazık ki kamuoyunda seçim öncesi kadro meselesi iktidarın gündeminde yok. Bunun gerçekleşmesi için mücadele edeceğiz” dedi.
‘İNSANLAR HAYAL KURAMIYOR’
Örgütlü oldukları iş yerlerindeki işçilerin mutlu olması adına ellerinden geleni yaptıklarını belirten Küçük, “Sendika olarak örgütlü olduğumuz her iş yerinde önce arkadaşlarımız üretirken mutlu olmaları politikamız zaten. Bırakın İzmit Belediyesini Türkiye’de şu anda kimse mutlu değil. Yarını göremeyen ne hayal kurabilir, ne gelecekle ilgili düşüncesi olur. Bugün aldığın ekmeğin fiyatının yarın değişme ihtimali var. Temel olarak ekonominin sıkıntıda olduğu dönemlerde insanlar belirsiz kaldığında ne yazık ki o her şeye yansıyor. Genel prensibimiz bu konuda elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
ÖRGÜTSÜZ ÇALIŞMA HAYATI
Asgari ücret sürecinin topluma bazı ayrıntılarını da gösterdiğini ifade eden Küçük, “Önümüzdeki toplu sözleşme süreci de var. Temel sorun şu: örgütlü işçiden çok örgütsüz ve sendikasız çalışan var. Sendikacılar en fazla bu konuda çalışma yapmalı. Kayıt dışı o kadar yoğun ki bunun önüne geçebilecek en önemli nokta o iş yerinde örgütlü bir sendika olursa asla orada kayıt dışılık olamaz. Bunu hem hukuksal hem de örgütlenme anlamda çözmeleri lazım. Bu noktada kendi iş kolumuz ölçeğinde veya DİSK’e bağlı sendikalar olarak bu mücadeleyi sürdürmeye çalışıyoruz. Eskiden asgari ücret başlangıç ücretiydi bugün ise çalışan toplamının yarısından fazlasının ücreti oldu. Yani ortalama ücreti oldu. O nedenle çalışma hayatında bir eşitsizlik, adaletsizlik var” dedi.

‘PAZARLIK MASASINDA BELİRLENMELİ’
Asgari ücretin belirlenme sürecinin pazarlık masasında tamamlanması gerektiğini belirten Vedat Küçük, “Bürokratlar ve işverenlerin sayısı sendika tarafı hayır da dese imza attıkları zaman, belirlenen ücret geçerli oluyor. Tespit komisyonunda Cumhurbaşkanı yok. İşyerlerinden nasıl toplu sözleşme yapıyorsak bence asgari ücret de aynı hukuksal zeminde toplu sözleşme gibi pazarlık masasında oluşmalı. Bunun da bir sürü alternatifi var. 3 işçi konfederasyonu var. Bunlar asgari ücret komisyonunda toplu sözleşmenin sendika işçi ayağı olur bir de işveren ayağı olur. Sendikalar kanununa uygun toplu sözleşme yapar. En uygunu da bu olur” şeklinde konuştu.
‘ZAM ERİDİ BİLE’
Açıklamalarını sürdüren Küçük, “Asgari ücret 1 Ocak’tan bu yana geçerli olacak. Ama herkes zamlı maaşı şubat ayında alacak. Ama ekonomik koşullardan dolayı daha bugünden o parayı almadan eridi gitti. Ekonomi politikaları değiştirilerek toplumun alım gücünün normalleşmesi gerekiyor. Her ay eşel-mobil gibi zam da yapsanız fiyatlar değiştiği sürece cebimize zam girmeden eriyecek. Asgari ücret bir ailenin geçim ücreti değil. Bir kişinin geçim ücretidir. Ama bugün ne yazık ki 4 kişilik bir ailenin geçim ücretine dönüştü. Bu koşullarda asgari ücretin yeterli bir rakam olmadığını görüyoruz. Bugün bir evin kirasının hangi rakamlara geldiğini biliyoruz. Doğal gaz, elektrik, su faturalarına baktığımız zaman 8 bin 500 liranın buna bir ilaç olmayacağını biliyoruz” diye konuştu.
‘KİMSE EMEKLİ OLMAK İSTEMİYOR’
Emeklilerin maaşı konusundaki görüşlerini de belirten Vedat Küçük, “İkinci altı aylık enflasyon oranı henüz açıklanmadı. Bizim de takip ettiğimiz kadarıyla yüzde 16 ile 20 arasında zam beklentisi var. Refah ayı vereceğiz diyorlar ama geçen günlerde Bakanın konuşmasından şunu çıkardım: Biliyorsunuz emeklilerde en düşük maaş 3 bin 500 TL. Burada bir iyileşme yapılacak diye anlıyorum. Orada nasıl bir politika olacak tabi bakıp göreceğiz. Söz uçar yazı kalır. Emekli maaşı en az asgari ücret oranında olmalı. Kanunda değişiklikler yapıldı. Bağlama oranları her yıl değiştiği için emekli maaşı düşüyor. Asgari ücretli bugün 8 bin 500 TL alırken emekli olduğunda 3 bin 500 TL alacak. Bu adaletsizlik! Eskiden en alt emekli maaşı asgari ücret düzeyindeydi. O yüzden de kimse emekli olmak istemiyor” dedi.
Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar




