Üniversitelerin Çöküşü Ve Eğitim-İş'in Mücadele Çağrısı
Eğitim-İş, Türkiye üniversitelerinin karşı karşıya olduğu derin krizleri ele alarak, yükseköğretimin karanlık bir dönemden geçtiğini vurguladı.
Eğitim-İş, Türkiye üniversitelerinin karşı karşıya olduğu derin krizleri ele alarak, yükseköğretimin karanlık bir dönemden geçtiğini vurguladı.
Şube Başkanı Ersin Tolga Başbay, yaptığı açıklamada, üniversitelerin bilim üretiminden uzaklaştırılarak rant merkezlerine dönüştüğünü belirtti ve bu sürece karşı direniş çağrısında bulundu.
"BİLİM YERİNE İTAAT VE YANDAŞLIK DAYATILIYOR"
Başbay, akademik özgürlüğün yerini itaatin aldığı, bilimsel liyakat yerine siyasi sadakatin tercih edildiği bir sistemin inşa edildiğini söyledi. Özellikle vakıf üniversitelerinin birçoğunun ticarethane gibi işlediğini ifade eden Başbay, "Diploma pazarlayan kurumlar haline gelen bu üniversiteler, reklam bütçelerini AR-GE harcamalarının önüne koyarak bilimsel ciddiyeti yok ediyor," dedi.
EĞİTİMIİN VE BİLİMİN ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR
Türkiye'deki 208 üniversitede 6.8 milyon öğrenci ve 185 binden fazla akademik personel bulunmasına rağmen sistemin artık eğitim ve bilim üretme işlevini yitirdiği vurgulandı. 2015-2023 yılları arasında ekonomik nedenlerle üniversite eğitimini yarıda bırakan öğrenci sayısının 2 milyonu aştığı, araştırma görevlisi sayısının ise 2022'de 52 binden 2025'te 39 bine düştüğü açıklandı.
"YÖK 44 YILDIR BİLİMİN ÖNÜNDE ENGEL"
Başbay, YÖK'ün varlığını eleştirerek, "Avrupa Üniversiteler Birliği'nin raporuna göre Türkiye akademik özerklik açısından 35 ülke arasında son sırada yer alıyor. Bu tablo, üniversitelerin nasıl bir siyasi tahakküm altında olduğunu gösteriyor," dedi.
"BÜTÇE VAR AMA ÜNİVERSİTELERE YOK!"
2025'te devlet üniversitelerine ayrılan bütçenin 487 milyarl olduğunu belirten Eğitim-İş, aynı yıl Diyanet İşleri Başkanlığı'na ayrılan bütçenin 130 milyar TL olmasına dikkat çekti. Başbay, bu durumu "Bilime değil itaate yatırım yapılıyor," sözleriyle eleştirdi.
ÜNİVERSİTELERİN KURTULUŞU İÇIN ÖNERİLER
Eğitim-İş, üniversitelerin yeniden demokratik ve özerk yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek şu önerilerde bulundu:
YÖK kaldırılmalı: Üniversiteler siyasi otoritelerden bağımsız hale getirilmeli.
Katılımcı yönetim: Rektörler, üniversite bileşenlerinin ortak iradesiyle seçilmeli.
Yeterli bütçe: Üniversiteler kamu yararına ve bilim üretimine odaklanmalı.
Akademik liyakat: Akademik ve idari personel atamaları liyakata dayalı yapılmalı.
Başbay, açıklamasını, "Üniversitelerimizi kurtarmak için hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz!" sözleriyle sonlandırdı.
Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar




