Şanlı 'İfşa Olmaktan Korkuyorlar'
Türk Eğitim Sen 1 Nolu Şube Başkanı Yaşar Şanlı, yetkili sendikaya seslenerek “Türkiye Kamu Sen’i sözleşme masasında istememelerinin nedeni, kapalı kapılar ardında yapılacak k…
Türk Eğitim Sen 1 Nolu Şube Başkanı Yaşar Şanlı, yetkili sendikaya seslenerek “Türkiye Kamu Sen’i sözleşme masasında istememelerinin nedeni, kapalı kapılar ardında yapılacak kirli pazarlıkların kamuoyuna ifşa edilmesinden korkulmasıdır” dedi.
'Bu Olay Tarihte İlktir'
Kamu çalışanlarının alım gücünde yılın ilk on ayı itibari ile yüzde 9.5 oranında azalma olduğunu söyleyen Türk Eğitim Sen Kocaeli 1 nolu Şube Başkanı Yaşar Şanlı, “Önceki yıl yapılan toplu sözleşme gereği kamu çalışanları ve emeklileri 2018 yılı itibari ile yılın ilk altı ayı yüzde 4, yılın ikinci altıncı ayında yüzde 3.5 olmak üzere toplamda kümülatif yüzde 7.6 oranında maaş zammı almışlardı. Enflasyon ise yüzde 24.5’e kadar çıktı. Kasım ayında ise açıklanan enflasyon oranı yüzde 21.62 oldu. Bu, kamu çalışanlarının aldığı toplam maaş zammının neredeyse ise 2 katından fazla bir enflasyon farkı oluştuğu anlamına gelmektedir. Bu tablo, toplu sözleşme tarihinde ilktir” dedi.
'Ek Zam Verin'
Sözlerini sürdüren Şanlı, “Bilindiği gibi Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 20.8’dir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın enflasyon hedefi gerçekleşmiş olsa dahi, yüzde 20.8 enflasyon hedefi aldığımız zammın çok üzerindedir. Bundan dolayı hükümete çağrıda bulunuyoruz. Gelin, yılbaşını beklemeyelim kamu çalışanlarına ve emeklilerine ek zam verin. Ek zammın iki faydası olacaktır: Birincisi, hem kamu çalışanlarının alım gücüne nispeten katkı sağlayacaktır, hem de piyasaya canlılık getirecektir” diye konuştu.
'Masada Olmamız Kimi Korkutuyor'
“Türkiye Kamu Sen birilerinin ulufesi ile toplu sözleşme masasına oturmuyor” diyen Şanlı şöyle devam etti: “Türkiye kamu-Sen, 400 bini aşkın üyesinden aldığı güç ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun 29. Maddesi’nin vermiş olduğu yetki ile o masaya oturuyor. Siz kim oluyorsunuz da, kanunun üstünde kendinizi görerek racon kesiyorsunuz? ‘Muhalefetteki siyasi parti nasıl masaya oturamıyorsa’ deniliyor ya, bu durum demokrasi anlayışının da arızalı olduğunu gösterir. Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Ben yüzde 52 aldım oy aldım. Muhalefet Meclis Komisyonu’nda, genel kurulda, araştırma komisyonlarında yer almasın’ diyebilir mi? Her siyasal parti Meclis’teki temsil oranına göre, hem komisyonda, hem genel kurulda yer alıyor.”
Meclis’in denetim mekanizması görevini kimin yerine getirdiğini de yetkililere soran Şanlı, “Toplu sözleşmede Türkiye Kamu-Sen’in karar alma ve imza atma yetkisi yok. Peki bu durumdan neden bu kadar rahatsızlık duyuluyor?” Türkiye Kamu Sen’in o masada istememelerinin nedeni, kapalı kapılar ardında yapılacak kirli pazarlıkların kamuoyuna ifşa edilmesinden korkulmasıdır” dedi.
'Enflasyon Farkı Alamadılar'
2012 yılındaki toplu sözleşmelerde mutabakat sağlanmadığında Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na gidildiğini de hatırlatan Şanlı, “Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na Memur-Sen adına katılan akademisyen üye, hükümetin verdiği teklife aynen imzayı bastı. 2013 yılında toplu sözleşme masasına oturduğumuzda ise Malum-Sen 123 TL’ye imza attı. 123 TL’nin ortalama memur maaşına yansıması yalnızca yüzde 5.2 olmuştu. O yıl enflasyon yüzde 8.7 oranında gerçekleşti. Ancak 123 TL seyyanen artışa imza atıldığı için memurlar enflasyon farkı alamadı” diye konuştu.
'İfşa Olmaktan Korkuyorlar'
2015 yılındaki toplu sözleşmeyi de hatırlatan Şanlı, “Yapılan toplu sözleşmede de sözde sendikanın hesap bilmezliğinin sonucu olarak yüzde 1.8 enflasyon farkımız hiç edildi. Son toplu sözleşmede de 2018 yılı için yüzde 7.5, 2019 yılı için ise yüzde 9 oranına imza atıldı. Şu anda bu maaş zamları enflasyon farkı altında eziliyor. Tüm bu gerçekleri kamuoyuna kim gösterdi? Eğer o masada Türkiye Kamu-Sen yer almasaydı, bu gerçekler bilinmeyecek, propaganda bombardımanı ile kamu çalışanlarının dikkatinden kaçırılacaktı. Türkiye Kamu Sen’in o masada istememelerinin nedeni, kapalı kapılar ardında yapılacak kirli pazarlıkların kamuoyuna ifşa edilmesinden korkulmasıdır” dedi.
Şanlı şöyle devam etti: “Yüzbinlerce üyesi olan sendikaları o masada istemeyecek olanlar işverenlerdir. İşverenler, çalışanlar için masaya oturan ekibin yarım olmasını ister. Peki bir sendika başkanı sağındaki, solundaki gücün zayıf olmasını neden ister ki? Buradan Malum-Sen Başkanı’na sesleniyorum: Kamu çalışanları adına büyük bir başarı ortaya koydun da, Türkiye Kamu-Sen paçandan mı çekti? Tam aksine Türkiye Kamu-Sen, her toplu sözleşmede senin masaya getirdiğin talepten daha yüksek bir oran ortaya koyuyor. Ali Yalçın bunu ilk kez yapmıyor. Ali Yalçın demek ki, kendisini çalışanların sesi olarak değil, işverenlerin saha görevlisi olarak konumlandırmış ve hükümetin elini güçlendirmek için çalışanların masadaki gücünü kırmayla görevlendirilmiş.”
'Ortak Değerlerin Meze Yapılmasına Üzülüyorum'
24 Kasım’da ek gösterge beklentilerinin hayal kırıklığına uğradığını ifade eden Şanlı, “Ne Sayın Cumhurbaşkanı’ndan ne de hükümetten bir ses gelmedi. Ocak ayından itibaren bu konunun gündeme getirileceği söyleniyor. 3600 ek göstergenin bir an önce hayata geçirilmesini istiyoruz. Ayrıca tüm kamu çalışanlarının ek göstergelerinin 800’er puan artırılmasını ve ek göstergeden yararlanamayan yardımcı hizmetler sınıfının ek göstergeden yararlandırılmasını istiyoruz. Şu anda 3600 ek gösterge beklentisinden dolayı emekli olmayı düşünen önemli bir kısım öğretmen beklemeye geçti. Şayet 3600 ek gösterge hayata geçerse emekli olan öğretmenlerimiz vesilesiyle açılacak kadrolarla yeni atamalar yapılabilir” dedi.
“Andımız, milletimizin ortak değerlerini dile getirmektedir” diyen Şanlı, “Milletin ortak değerlerinin siyasetin mezesi yapılmasına üzülüyorum. Ancak başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere birtakım siyasilerin ortaya koyduğu siyasi reflekslerle MEB temyize gitti. Türk Eğitim-Sen olarak 30 Kasım günü temyiz dilekçesine cevabımızı İDDK’ya gönderdik. İDDK’nın Danıştay 8’inci Dairesi’nin verdiği hukuki kararı onaması gerekmektedir. İDDK’nın geçmiş yıllarda benzer aldığı olumlu kararlar bulunmaktadır. Dolayısıyla bu tartışma artık kapansın andımız her okulda okutularak kalplere satır satır işlensin” şeklinde konuştu.
'Öğretmen Açığı Kapanmalı'
Şanlı son olarak öğretmen açığına değinerek “Bakan Ziya Selçuk, 97 bin öğretmen açığı olduğunu açıkladı. O halde Sayın Selçuk, öğretmen atamaları konusunda daha cüretkar ve talepkar olsun. Ne kadar çok ses çıkarırsak o kadar atama sayısı koparıyoruz. 2018 yılı en az sayıda öğretmen atamasının yapıldığı yıl olmuştur. 2019 yılı için öğretmen açığını kapatacak ölçüde atama yapalım. Eğitimde tasarruf olmaz” dedi.
Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar







