Petrol İş'ten Sert Açıklama!
Kocaeli rafinerisinde 1500 olmak üzere İzmir, Kırıkkale ve Batman da bulunan fabrikalarda çalışan toplam 4 bin işçiyi ilgilendiren TÜPRAŞ toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ocak ayından bu yana hala sonuçlanmadı.
Kocaeli rafinerisinde 1500 olmak üzere İzmir, Kırıkkale ve Batman da bulunan fabrikalarda çalışan toplam 4 bin işçiyi ilgilendiren TÜPRAŞ toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ocak ayından bu yana hala sonuçlanmadı. İş yavaşlatma eylemine başlayan işçiler eylemlerine devam ederken Petrol İş Sendikası sert bir açıklama yayınladı.
Petrol İş Sendikası örgütlü TÜPRAŞ’ın dört fabrikasında çalışan işçileri ilgilendiren toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri 31 Ocak tarihinde başlamıştı. Görüşmelerinin 12. oturumu geçtiğimiz gerçekleşti. İşveren bu görüşmede ücret teklifini yüzde 27’den yüzde 28 seviyesine çıkarırken ikinci altı ay içinde enflasyon teklifini enflasyon dahil yüzde 18 olarak değiştirdi. İşveren sosyal yardım ve bayram ödeme yıllık ortalaması yüzde 35, diğer sosyal yardımlar yıllık ortalama yüzde 45 olarak teklifte bulundu. Sendika ise ücrette ilk 6 ay için yüzde 73 talep etti. Yapılan bu görüşmede de anlaşma çıkmadı. 4 rafineride çalışan ve sabah vardiyasına gelen işçiler saat 10’a kadar iş başı yapmazken gece vardiyasındaki işçiler ise 22.00’a kadar üretim yaparak iş yavaşlatma eylemine başladı.

SADECE HAK DEĞİL ONUR DA İSTİYOR
Petrol İş Sendikası tarafından ‘TÜPRAŞ iş verenine son çağrımızdır’ başlıklı metinde şu ifadelere yer verildi: “Sabah 6’da kalkıp çocuğunun saçını okşayamadan işe giden, vardiyasını tamamlayıp gece yarısı yorgun gözlerle ev dönen binlerce işçi. Bugün onların sesi yükseliyor rafineri sahasından. Bugün o ses, sadece hak değil, onur da istiyor. Biz Tüpraş işçisiyiz. Yıllardır bu ülkenin akaryakıt damarını döndüren biziz. Yangının, gazın, kimyasalın, basıncın ortasında üretim yapan, riski göze alan biziz.

İŞVEREN SORUMLULUKTAN KAÇIYOR
Ama şimdi soruyoruz, bunca emeğin, bunca riske rağmen biz neden hâlâ hakkımızı alamıyoruz? Günlerdir toplu iş sözleşmesi masasında sabrediyoruz. Konuşuyoruz, ikaz ediyoruz, anlatıyoruz. Ama işveren, anlamak yerine oyalamayı seçiyor. Verdiği teklif ne adil ne de insanca yaşamaya elverişli. Üstüne bir de çıkıp ‘bu sendikanın kararı’ deyip sorumluluktan kaçıyor. Biz bu oyunu kabul etmiyoruz! Kimse bize başka iş yerlerini örnek göstermesin.

GELECEK BIRAKMAK İSTİYORUZ
TÜPRAŞ işçisinin kıyaslanacağı yer, kendi emeğidir. Bizim gündemimiz, evimize götürdüğümüz ekmek, çocuklarımızın geleceği, onurlu bir yaşamdır. 23 Nisan geliyor. İşveren, çocuklara hediye hazırlamış. Kusura bakmasınlar ama biz çocuklarımıza oyuncak değil, gelecek bırakmak istiyoruz. O yüzden o hediyeyi de o gösteriyi de almıyoruz. Çünkü biliyoruz, bu mücadele kazanılırsa, çocuklarımız bayramı gerçekten kutlayacak. Pazartesi sabah saatlerinde başladık. Saat 8 ile 10 arası içeriye girmedik ve Cuma’ya kadar da aynı şekilde devam edeceğiz.
BU İŞÇİNİN ‘BEN DE VARIM’ DEMESİDİR
Bu sadece bir bekleyiş değil, bu bir mesajdır: ‘TÜPRAŞ işçisi ayağa kalktı, susturamazsınız.’ Bazı yerlerden rahatsızlık sesleri geliyor. ‘Aman gerginlik olmasın, bu işten zarar çıkmasın’ diyorlar. Biz zarar etmiyoruz kardeşim. Zaten biz zarar ede ede bu hale geldik. Artık yeter diyoruz! Sendika olarak da buradayız, işçinin arkasındayız .Buradan işverene de kamuoyuna da söylüyoruz: Bu eylem ne keyfi ne de günü kurtarma çabasıdır. Bu, işçinin ‘ben de varım’ demesidir. Ve biz, bir kez sesimizi yükselttik mi; o sesi hiçbir güç susturamaz!”
Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar




