Karakış
Zaman çok çabuk geçiyor. Çok uzak gibi görünen geldi. Aslında biz bu günün tez zamanda geleceğini iyi biliyorduk. Çaresizlikten, çözümün zorluklarından dolayı daha vakit var diye öteliyorduk. Evet, vakit geldi. Sevimsiz Karakış geldi.
Kemal Demirci
Köşe Yazarı
Zaman çok çabuk geçiyor.
Çok uzak gibi görünen geldi.
Aslında biz bu günün tez zamanda geleceğini iyi biliyorduk.
Çaresizlikten, çözümün zorluklarından dolayı daha vakit var diye öteliyorduk.
Evet, vakit geldi.
Sevimsiz Karakış geldi.
İçi de kendi gibi kara ve soğuk.
Niçin karakışı daha vakit var diye öteliyorduk.
Kolay mı yaşam?
Önce evi ısıtacaksın, evet, ev tam ısınmasa da olur.
Ah şu erzak işi yok mu?
Asıl işin zorluğu bu, nasıl olacak bu erzak işi?
Fiyatlar dün başka bugün başka.
Başımız dönüyor.
Yapılan zamlara ulaşamıyoruz.
Halk diliyle “Fiyatlar el yakıyor.”
Her yerde, her istediğin ürün var diyorlar.
Evet, ürün olsa da biz bakıyoruz.
Satıcıya avuçtaki parayı uzatırken satıcıdan utanıyoruz.
Gündüz gözüyle gidilen pazara akşam karanlığında yola düşüyoruz.
Belki biraz daha ucuz olur diye.
Pazarcı Kardeşte öğrenmiş bizim bu anlamlı pazar ziyaretlerimizi.
Akşam karanlığında, pek kimsenin görülmediği semt pazarları, nedense günün bu saatlerinde daha da kalabalık?
Hem de çok kalabalık.
Neden kalabalık?
Evet, dostlar herkes cebine göre hareket ediyor da ondan kalabalık.
Onlarda bizim gibi düşünüyorlar.
Nerde ne uygun? Diye hareket ediyorlar.
Pazara, akşam karanlığında pazar arabasıyla değil koynumuzda sakladığımız bez torbayla yola düşüyoruz.
Sağımıza, solumuza bakarak tanıdıklara görünmeden Pazar işini bitirmek istiyoruz.
Bugünlerde pazar alacak listemizi biz belirlemiyoruz.
Pazar belirliyor.
Biz pazarda uygun olanı almaya çalışıyoruz.
Belki de portakal vb meyveyi almadan bu yılda, onların sezonu bitip gidecek.
Biz bu duruma geçen yıldan yaşadık.
Evet, alıştık artık bu duruma.
Nerde kaldı o eski sıcak kış günleri?
Özgürce sokakta oyunlar oynadığımız kış geceleri.
Sokak lambasının sarı ışığında oynadığımız kartopu oyunlarımız.
Nerde?
Sokak dönüşü önümüze konulan sıcak çorbalar nerde?
Tarhana çorbası nerde?
Her şeyi çabuk unutuyoruz.
Hayat zorlaşıyor.
Cep varlığımız sürekli küçülüyor.
Gelir belli.
İhtiyaçlara erişim için maddi güç gerek.
Nasıl olacak bu kış?
Herkes bekleyin diyor.
Kışın sonu bahar diyorlar.
Nasıl yapalım?
Aç ve soğuk bir ortam da.
Bugünlerde hayat o kadar zor ki fırına ezile büzüle gelen kişi, önce sağına soluna bakıp, yutkunan kısık bir sesle askıda ekmek var mı? Diye soruyor.
Anne okula giden çocuğun beslenme çantasını hazırlamakta çok zorlanıyor.
Baba eline avucuna bakan çocuğunun yüzüne bakamıyor.
Geçer bu günler, zorda olsa geçer.
Kışın sonu bahar değil mi?
Üzülme Karagözlüm.
Nasıl geldi ise Karakış Oda geçip gidecek.
Bahar geldiğinde ise zorluklar unutulacak.
Yeni umutlar yeşerecek.
Evet,
Biz umuyoruz.
Hayat önümüzdeki bahar bu günlerden daha güzel olacak.
Bu Haberi Beğendin Mi?
7 kişiden 7 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar




