Kocaeli Haberleri Kocaeli Son Dakika

Kocaeli'nin Nabzını Tutan Site Kocaeliparaf.com'a Hoşgeldiniz. Kocaeli'in Güçlü Sesi, Kocaeli Haber, Kocaeli Haberleri, Kocaeli Yerel Haberleri

Kocaeli Paraf Haber Sitesi

Kemalpaşa Mh. Cumhuriyet Cd. Petan İşhanı Kat: 5 No:30 İzmit, Kocaeli
sennuruzan@gmail.com

İlayda’nın Tek İsteği Oğluna Yeniden Sarılmak

Kocaeli’nin tanınan amatör futbolcularından Furkan Filiz’in 31 yaşındaki eşi İlayda Filiz, yaklaşık 4 aydır akciğer rahatsızlığı nedeniyle hastanede yaşam mücadelesi veriyor.

Kocaeli’nin tanınan amatör futbolcularından Furkan Filiz’in 31 yaşındaki eşi İlayda Filiz, yaklaşık 4 aydır akciğer rahatsızlığı nedeniyle hastanede yaşam mücadelesi veriyor.

Defalarca ameliyat geçiren ve 3 ay boyunca tüplerle yaşamak zorunda kalan genç anne, hayata yeniden tutunabilmek için uygun akciğer naklini bekliyor. Onun en büyük hayali ise 4,5 yaşındaki oğlunun elinden tutup parka ve okula birlikte gidebilmek.

4 aydır hastanede tedavi görüyor

Kocaeli’nin amatör futbol camiasının tanınan isimlerinden Furkan Filiz’in eşi İlayda Filiz, yaklaşık 4 ay önce başlayan ağır akciğer rahatsızlığı nedeniyle Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı.Akciğerlerinin çökmesiyle başlayan zorlu süreçte genç anne defalarca ameliyat geçirdi. Yaklaşık 3 ay boyunca tüplerle yaşamını sürdürmek zorunda kalan Filiz, uygulanan tedavilere rağmen sağlığına tamamen kavuşamadı.

“Ben oğlumu büyütmek istiyorum”

Henüz 31 yaşında olan İlayda Filiz’in hayata tutunmasını sağlayan en büyük neden ise 4,5 yaşındaki oğlu.Hastanede geçirdiği aylar boyunca oğlunun hayatındaki önemli anlarda yanında olamamanın üzüntüsünü yaşayan Filiz, yaşadığı süreci şöyle anlattı:“4,5 yaşında bir oğlum var. Onun için buradayım. Ben oğlumu büyütmek istiyorum. Ben henüz 31 yaşındayım. Bu 4 ayda bir Anneler Günü, bir Babalar Günü, bir okul etkinliği kaçırdım. Oğlum bunlarda bizimle değildi. Şu an bile beni hastanede değil, tatilde biliyor.”

Aylarca tüplerle nefes aldı

Hastalığın günlük yaşamını tamamen değiştirdiğini anlatan genç anne, aylar boyunca tüplerle yaşamanın ne kadar ağır olduğunu şu sözlerle ifade etti:“Nefes alamıyorsunuz, konuşamıyorsunuz. Akciğerlerime ben 3 ay boyunca tüplü kalmıştım burada. Sönmesin ve normal hayatıma biraz daha normal devam edeyim diye akciğerlerimi göğüs duvarına yapıştırdılar.”

Hastalığı akciğer dokusunu ciddi şekilde tahrip ediyor

İlayda Filiz’in tedavisini sürdüren doktoru, hastalığın akciğer dokusunda ciddi hasara yol açtığını belirtiyor.Doktor, hastalığı akciğer dokusunu adeta “gravyer peyniri gibi” hava boşluklarıyla dolduran bir tablo olarak tanımlarken, hastalığın sigarayla ilişkili olabildiğini ve İlayda’nın artık sigara kullanmadığını ifade ediyor.Hastalığın ilerlemesiyle birlikte hastaların pnömotoraks olarak adlandırılan, halk arasında “akciğerin patlaması” şeklinde bilinen akciğer çökmesi nedeniyle acil servislere başvurabildiği belirtiliyor.

İlayda’nın umudu akciğer nakli

Genç annenin yeniden sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için uygun bir akciğer nakline ihtiyacı bulunuyor.İlayda’nın yaşadığı zorlu süreç, organ bağışının hayati önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Özellikle beyin ölümü gerçekleşen kişilerden alınan uygun organların nakillerde kullanılabildiğine dikkat çekiliyor.35 yıllık cerrahlık deneyimine sahip doktoru da beyin ölümünün tıbben kesin ve geri dönüşü olmayan bir durum olduğunu vurgulayarak organ bağışı konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.İlayda’nın hayali aslında çok basitİlayda’nın istediği büyük bir şey değil.Oğlunun elinden tutup parka gitmek, onu okula götürmek, birlikte vakit geçirmek ve yeniden sağlıklı bir anne olarak ona sarılmak…Genç anne, özlemini şu sözlerle anlatıyor:“Onun da hakkı sağlıklı bir anneyle olmak. Parka gitmek istiyorum ya, çok basit. Her anne gibi okula ben götürmek istiyorum.”

Bir annenin umudu, bir bağışa bağlı

İlayda’nın hikâyesi, organ bağışının bir insan hayatında ne kadar büyük bir anlam taşıyabileceğini gözler önüne seriyor.Bir tarafta aylardır hastane odasında yaşam mücadelesi veren 31 yaşında genç bir anne…Diğer tarafta annesinin yeniden sağlığına kavuşacağı günü bekleyen 4,5 yaşında bir çocuk…

İlayda’nın hayali çok büyük değil.

Oğlunu parka götürmek, onu okula bırakmak, birlikte zaman geçirmek ve ona yeniden sımsıkı sarılmak istiyor.Genç annenin en büyük dileği ise bir sonraki Anneler Günü’nde hastane odasında değil, oğlunun yanında olmak.

Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendi

Sen de yorumunu yaz!

E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *