Erdoğan; Hayalim Türk Markası İle Üretim Yapmak
Gözlük sektörüne yıllarına veren genç iş kadını Dilek Erdoğan, ülkemizin üretim ve tasarım açısından çok zengin beyinler barındırdığını belirtti. Erdoğan’ın hayali ise kend…
Gözlük sektörüne yıllarına veren genç iş kadını Dilek Erdoğan, ülkemizin üretim ve tasarım açısından çok zengin beyinler barındırdığını belirtti. Erdoğan’ın hayali ise kendi markasını yaratıp uluslararası arenada yer almak
Öğrencilik yıllarından bu yana sektörde çalışan yavaş ama emin adımlarla merdivenleri çıkan Dilek Erdoğan ile optisyenlik mesleği ve mesleğin geleceği hakkında konuştuk. Ülkemizde çok iyi tasarımcılar olduğunu ifade eden Erdoğan, üniversitelere dizayn atölyelerinin dahil edilmesiyle genç neslin çok iyi işler çıkaracağına inanıyor. 1978 Kütahya doğumlu olan Erdoğan, 22 yıldır gözlük sektöründe çalışıyor. Işık Üniversitesi Optisyenlik bölümü mezunu olan Erdoğan, ayrıca Anadolu Üniversitesi ÇEKO bölümünden mezun oldu. Tecrübesini ve bilgi birikimin genç nesille paylaşmanın heyecanı içinde olan Erdoğan, genç neslin mesleğin kalitesini artırmaları adına çok çalışmaları gerektiğine vurgu yaptı. Erdoğan şimdi ilimizde 2 mağazada (Symbol ve 41 Burda AVM) Kocaelililere hizmet veriyor.

SEKTÖRE NASIL GİRDİNİZ?
1999 yılında Türk kuruluş firması olan Detay ve Aktüel Optik’e profesyonel olarak çalışma hayatına başladım. 19 yıl burada çalıştım. Türk iş insanlarının desteği ile Detay ve Aktüel Optik’i uluslararası alanda adını duyurdu. Buradan genel müdür olarak ayrıldım. Uluslararası birçok platformda görev aldım. Makedonya, Fransa, İtalya, Ürdün, Dubai, Kazakistan, Yunanistan gibi sayısız ülkede çalıştım. Sektörü yakından inceleme fırsatı buldum.
Yıllarca yurtdışında bu sektörde çalıştınız. Ülkemiz ve yurtdışı sektörünü nasıl değerlendirirsiniz?
Bizim ülkemizle diğer ülkelerin çalışma sistemi çok farklı. Orada optimetri diye bir gerçek var. Türkiye’de ise bu yok. Yurtdışında optisyenler göz muayenesi yapabiliyor. Türkiye’de ise göz muayenesini sadece göz doktorları yapabiliyor. Optisyenler Türkiye’de kendilerini geliştiremiyorlar. Mesleki anlamda yapmaları gereken icraatı yapamıyorlar. Tek yapabildikleri şey cam kesmek, makine kullanmak ve mağaza açmak. Halbuki uluslararası platformda optisyenlerin hizmet anlayışı çok daha farklı.
OPTİSYENLERİN ÇALIŞMA ALANLARI VAR MI?
Türkiye’de bu meslek henüz hak ettiği değeri alabilmiş değil. Yurtdışındaki vatandaş, göz doktoruna gitmeden optisyenlere muayene oluyor. Tabi bunun için artı bir eğitim alması gerekiyor. Mesela Anadolu’da birçok insan göz doktoruna gidemiyor. Türkiye’de de bu sistem kurulabilir. Optisyenliğin üzerine bir eğitim daha alınabilir. optisyenler, tüm teçhizatını mağazalarında yapıp o reçeteyi müşteriye satışını yapabilir. Herkesin sonsuz bir bütçesi yok. Nihai olarak numarayı veren gözlüğü yapan ve satışı yapanın aynı kişi olması lazım. Dünyada bu böyleyken ne yazık ki Türkiye’de hala temelleri atılmadı.

ÜLKEMİZDEKİ OPTİSYENLİK BÖLÜMÜNÜ NASIL GÖRÜYORSUNUZ?
Şuan Türkiye’deki üniversitelerde göz sağlığı eğitimi alınıyor. Tabi bu geliştirilebilir. Gerekli dersler müfredata eklenebilir. Sonuçta bu yapılıyorsa Amerika’yı yeniden keşfetmenin anlamı yok. Biz de yapabiliriz. En büyük tartı bu. Hizmet kalitesi olarak Türkiye’deki meslektaşlarımın verdiği hizmet kalitesi dünyadaki birçok ülkeden çok daha üstün. Çünkü bizde müşteri memnuniyeti çok fazla. Ürün çeşidimiz çok fazla. Modayı yakından takip ediyoruz. Avrupa ile hemen hemen eşit düzeyde gidiyoruz. O yüzden bu anlamda oradan önde olduğumuzu düşünüyorum.
ÜLKEMİZİN GÖZLÜK TERCİHİ DİĞER ÜLKELERE GÖRE ÇOK FARKLILIK GÖSTERİYOR MU?
Yüz şekline göre gözlük tipi değişiyor. Mesele Kazakistan’da insanların burunları küçük olduğundan gözlüklerinin boyutları daha farklı oluyor. Daha dar burunluklar, daha oval gözlükler üretiliyor. Türkiye’nin yüz yapısı daha çok Avrupa ile benzediği için Avrupa’da çıkan birçok moda markasını Türkiye’deki insanlar çok rahat kullanabiliyor. Avrupa’da en iyi satanlarda ne varsa Türkiye’de de onlar var. Ortadoğu’daki gözlük tipleri daha klasik yapıya sahip. Türkiye moda tüketimi anlamında çok başarılı.

22 YILLIK ÇALIŞMA HAYATINIZI ÖZETLER MİSİNİZ?
19 yıl boyunca genel müdürlük yaptım. İşimi en iyi en düzgün şekilde yapmaya çalışıyorum. Acele bir işimiz yok. Kendi kullanmadığım, takmayacağım, zevk duymayacağım, kalitesinden emin olmayacağım hiçbir ürünü müşterilerime tavsiye etmedim. 22 yıllık çalışma hayatımın başarısı da buradan geliyor. Sektördeki güvenirliliğimle kendimi marka yaptım. İnsanlar güvendikleri için ürünlerini zaten bana gönderiyor. 2021 yılında ön sözleşmelerini yaptığımız iki projemiz var. Türkiye’nin en iyi projesinde yer alacağız.
MESLEĞİNİZLE İLGİLİ TALEPLERİNİZ VAR MI?
Türkiye’de birçok yabancı sermaye var. Yabancı sermayenin gücüyle Türk yatırımcılar baş edemiyor. Büyük zincir gruplarlar butik mağazalar baş edemiyor. Çünkü alırken kayıp yaşıyorlar. Bu konuyla alakalı yasal bir düzenleme yapılması gerekiyor ki perakendecilik nefes alsın. 80-90 mağazası olan bir yapıyla 2-3 mağazası olan bir yapının baş edebilmesi mümkün değil. Sektör giderek tekelleşiyor. Malı üreten kişi perakendecilik yapıyor, camı kendi üretiyor, piyasaya kendi sunuyor. Bu insanın dışarıda mal aldığı insandan rekabetçi olarak yarışabilme şansı yok.
SEKTÖRLER ALAKALI DÜZENLEME YAPILMASI GEREKEN NOKTALAR VAR MI?
SSK- Emekli Sandığı ödemelerini çok az buluyoruz. Bu çerçevede gözlükçü ayakta duramıyor, doğru hizmeti veremiyor. Bu tür kurumlar sadece bir gözlük için 41 TL destek veriyor. 41 TL’ye müşteri ne kadar hizmet alabilecek. Bu hizmet ne kadar kaliteli olabilecek. Katkı paylarının mutlaka yükseltilmesi lazım. Her yerde göz taramaları yapılmalı. Örneğin bir vatandaş katarakt hastası ama görmediğini zannediyor. Ya da numarası çok yüksek net göremiyor ama gidip gözlüğünü de değiştiremiyor. Sağlık çok önemli bir şey, gözü bundan ayıramayız. Bu anlamda bütün ödeneklerin fazlalaştırılıp optikçilere ciddi anlamda destek olunması lazım. Yoksa büyük sermayenin gücü ile sadece yabancı sermayeye hizmet ediyoruz. Yani Türk halkı gözlükten gerçek anlamda bir ödeme almıyor.

OPTİSYENLER, SEKTÖRE DAHA FAZLA NASIL KATKI SUNABİLİR?
Üniversiteler sektöre çok fazla mezun veriyor. Bence hastanelerde optisyenlik bölümlerine kadro açılmalı. Meslektaş arkadaşlarım böylelikle görevlerini icra edebilirler. Her alanda var bu ama optisyenlik yok. Doktor hastayı görmeden makinalarla göz ölçümleri yapabilir optisyenler. Doktorların asistanı olarak çalışabilirler. Doktorların verdiği reçeteyi yazabilirler. Çeşitli yerlerde konumlandırılabilirler. Devlet hastanelerinde kadro verilirse eğer en azından hasta yoğunluğu da azalmış olur.
SİZCE ÜNİVERSİTELER, SEKTÖR İÇİN NASIL YARARLI ELEMAN YETİŞTİRİR?
Sektöre daha nitelikli personel yetiştirilmeli. Üniversiteler bu anlamda daha fazla çalışmalı. Optisyenlik bölümlerimiz çok güzel ama bu bölümlerde gözlük tasarım atölyeleri daha fazla olursa Türkiye gözlük sektöründe Avrupa’da önder olabilir. Türkiye’de optisyenlik bölümünde okuyan arkadaşlar bu mesleği sadece cam kesmek olarak görüyor. Optisyenlik, moda tasarım bölümü ile entegre edilirse neden yeni moda akımı yeni tasarımcılar Türkiye’den çıkmasın. Onlarla çalışacak mezun arkadaşların optisyenlik ve tasarım bölümünün birleştirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu bölümde okuyanlar sadece cam kesmesin diyoruz.
SEKTÖRÜN GELECEĞİ AÇISINDAN ÜLKEMİZ SİZCE HANGİ NOKTADA?
Daha önce de söylediğim gibi üniversitelerde tasarım ve optisyenlik alanı entegre olmalı. Eğer bu yapılmazsa optisyen arkadaşlar, daha sektöre girmeden pasifize olur. Bu bölümü daha da geliştirilecek duruma getirmek için bunu optisyenlik ve tasarım bölümü olarak yeniden düzenlemeliyiz. Ek ders koydurarak kendi içimizden tasarımcılar çıkartabiliriz. Üniversitelerde bu bölümde tasarım-dizayn dersi yok. Dünyaya kafa tutan birçok üreticimiz var. Tüm Ortadoğu’ya, Türkmen ülkelerine ve Avrupa’nın birçok ülkesine gözlük gönderiyorlar. Neden Türkiye bu anlamda daha da gelişmesin. Bunun için de kalifiye personele ihtiyaç var. Ne kadar alaylı bir şekilde yürütülebilir bu meslek. Çok kıymetli Türk üretici firmalarımız var. Çoğu okullu değil alaylı. Ama bence dünyada şapka çıkartacak kadar güzel tasarım yapan üreticiler var, Türk markaları var.
İZMİT VE İZMİTLİLER GÖZLÜKTE NASIL BİR ROTA ÇİZİYOR?
İzmit halkı modaya düşkün. Alım gücü yüksek. Sağlığına önem veren bilinçli bir tüketiciye sahip İzmit. İzmit halkı ilgiyi ve birebir ilişkiyi seviyor. Self servis bir hizmeti sevmiyor. Yönlendirilmeyi seviyor. Günceli takip etmeyi seviyor. İstanbul’a çok yakın olduğu için İzmit, birçok şeyden de haberdar. Sosyal medyanın da gücü var. İzmit yaşayan, hiç uyumayan ve üreten bir şehir. İzmit dinamik bir şehir. Ben işçi çocuğuyum. Babam Kütahya Kömür İşletmeleri’nden memur olarak emekli olmuş. Çocukluğum, gençliğim İzmit’te gençti. Hizmet için buraya geldim. Nasıl ki Türkiye Avrupa’nın kapısı bence İstanbul’un kapısı da İzmit.
22 YILLIK BİRİKİMİ NEYLE TAÇLANDIRMAK İSTERDİNİZ?
Perakendecilik benim için olmazsa olmaz. Birtakım zorluklardan geçerek bugünlere geldim. Hayatım boyunca çalıştım. Hizmet etmeyi, gözlüğü satmayı seviyorum. Mesleğimi çok seviyorum. Türk markasını uluslararası platforma taşıyacak bir marka üretmek istiyorum. Bunun için de okulların optisyenlik bölümlerinde dizayn bölümleri olsun istiyorum. Optisyenlerle dizayn yapacak elemanlar eş düzeyde ilerlesinler istiyorum. Yeni dizaynırların Avrupa’ya, tüm dünyaya yeni akımlar yaratacak genç nesillerden çıkmasını istiyorum. O yüzden asıl hayalim bir Türk markasını üretmek. Tüm enerjimi kendi markama yöneltmek istiyorum.
MESLEĞİNİZİ İLERLEYEN YILLARDA NERELERDE GÖRÜYORSUNUZ?
Türkiye’de maliyetler açısından üretim yapabilmemiz mümkün görünmese de önümüzdeki yıllarda ülkemizin çok farklı noktada olacağını düşünüyorum. Türkiye’nin Avrupa’nın bir geçiş kapısı ve üretim merkezi olacağına inanıyorum. Sağlık sektöründe çok iyi bir noktaya geleceğimize inanıyorum. Kendi mesleğimle alakalı geleceğe umutla bakıyorum. Gençlerimizden çok ümitliyim. Yeni nesle doğru fırsatlar ve imkanlar verilirse sosyal medya, bilgi, iletişim artık çok kolay ulaşılabilir. Biz eskiden bunlara ulaşamıyorduk. Usta kalfa ilişkisiyle zorlayarak çok emek vererek işimizi öğreniyorduk. Ama şimdi okullar var. Avrupa’ya gitmek bir hayal eğil. Bilgiye ulaşmak çok kolay. Mesleğimde öncü olmak için elimden gelen ne varsa yapmak istiyorum. Mesleğime aşık bir kadınım.
MESLEĞİNİZİN ARTILARI VE EKSİLERİ NELERDİR?
Eskiden bu kadar çok mezun yoktu. Sınavla alınmış optik ruhsatına sahip mağaza sahipleri vardı. Sonrasında bu okula döndü. Bence çok iyi bir atılımdı. Tecrübe olmadan çok fazla gözlükçü açılıyor. Bu da mesleğin kalitesini düşürüyor. İnsanlar bu işi kolay zannediyor. Sürdüremezseniz bu işi sektörde duramazsınız. Ne kadar hızlı gözlükçü açılırsa o kadar çabuk kapanır. Eğer devlet hastanelerinde doktorların yanına optisyenler verilirse bu mesleği mağaza açmak ve diplomanın ötesinde göreceklerdir.
MESLEĞE YENİ ADIM ATACAKLARA SÖYLEMEK İSTEDİKLERİNİZ VAR MI?
Bu işi yapacak olan meslektaş arkadaşlarıma yola çıkarken çok sabırlı olmalarını ve eğitimden kaçmaları gerektiğini söylemek isterim. Bizim yolumuz öyle kolay bir yol değil. Çünkü sağlıkla uğraşıyoruz. 22 yıldır her gün yeni bir şey öğreniyorum. Öğrenmekten hiçbir zaman yüksünmüyorum. Bu mesleğe yeni başlayacak arkadaşlarımın öğrenmeye hevesli olmalarını dünyayı takip etmelerin, hemen mağaza açmamalarını, mesleği bilenlerin yanında en az birkaç sene çalışmalarını, kendilerini geliştirmelerini, yeni fikirler ortaya koymalarını istiyorum. Benim hala birçok şeye hevesim var. Onlar yolun başındayken bir diğerinden kendini ayırabilecek fikirlerin peşinden koşsunlar. Tek başınıza paranızın ve tecrübenizin olması bir işte çok iyi olacağınız anlamına gelmez. Eğer bir fikriniz, bir inancınız varsa o zaman ilerleyebilirsiniz. Mesleğin gelişebilmesi için yeni arkadaşların fikirlerine, eğitimli olmalarına ihtiyacımız var. Sabırlı olmalarını ve kendilerini eğitimden geri çekmemeleri gerektiğine inanıyorum. 22 yıldır başarılı bir iş kadını olarak hayatınızı sürdürüyorsunuz.
BU YOLA ÇIKARKEN ÖRNEK ALDIĞINIZ SİZE DESTEK VEREN BİRİ VAR MIYDI?
Abim benim hayattaki en büyük idolüm. Çünkü benim büyümemde eğitim hayatımda, gelişmemde, yurtiçi yurtdışı bütün seyahatlerimde en büyük destekçim oldu. Biz doğulu bir aileyiz. Ona rağmen benim eğitimimi tamamlamam yurtdışına gitmem, çalışma hayatımı olgunlaştırmam adına önümdeki bütün engelleri kaldıran kişidir abim. Kendisi küçük yaşlardan beri bana sahip çıktı. O yüzden abimi çok seviyorum. Hayattaki en büyük şansım abim.
Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar



