Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Mayıs'ı Kent Meydanında Kutlamak İstiyor!
Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Mayıs İşçi Bayramın öncesi kutlama alanı sıkıntısını dile getirdi. İzmit Kent Meydanının en uygun alan olduğunu belirten işçi temsilcileri yetkililere seslendi.
Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Mayıs İşçi Bayramın öncesi kutlama alanı sıkıntısını dile getirdi. İzmit Kent Meydanının en uygun alan olduğunu belirten işçi temsilcileri yetkililere seslendi.
DİSK-KESK-TMMOB-TTB’nin Kocaeli Şubeleri 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününde ortak bir açıklama yaptı. Tüm-Bel-Sen Kocaeli Şubesindeki açıklamaya; DİSK Bölge Temsilcisi Vedat Küçük, TMMOB İKK Sekreteri Mehmet Ali Elma, KESK Dönem Sözcüsü Erdal Karakuş ve diğer bileşenlerin temsilcileri katıldı. Açıklamayı DİSK Bölge Temsilcisi Vedat Küçük okudu. Küçük’ün açıklamaları şöyle:

‘YARINA DAİRE HEDEFLERİN GÜNÜ’
İşçilerin, kamu emekçilerinin, gençlerin, kadınların, emeklilerin, çocuklarımızın geleceği için tarihsel bir dönemde 2023 1 Mayıs’ının hazırlıklarını sizlerle paylaşmak için bir aradayız. İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’ın ülkemizde güçlü bir tarihi vardır. Tüm engellemelere, yasaklamalara, baskılara rağmen başta Taksim olmak üzere ülkemizin meydanları dünyanın en kitlesel 1 Mayıs’larına tanık olmuştur. Yılın 365 günü ezilen, sömürülen, horlanan, yok sayılan milyonlar 1 Mayıs alanlarında kendilerini ifade eder; taleplerini, umutlarını, tepkilerini omuz omuza paylaşır. 1 Mayıs, tüm değerleri üreten işçilerin-emekçilerin bugüne dair itirazlarını ve yarına dair hedeflerini ifade ettiği bir gündür.

EMEK SÖMÜRÜSÜ BİLE SERMAYEYİ DOYURMUYOR
1 Mayıs alanları yüz binlerin birbirlerine ve tüm dünya işçi sınıfına yüzünü döndüğü ve elini uzattığı alanlardır. Bugün işçi sınıfının, emekçilerin sesine, sözüne, gücüne hem dünyada hem de ülkemizde her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Bugün dünyanın dört bir yanında hakları için, adalet için, demokrasi için, barış için mücadele eden işçilerin, emekçilerin, gençlerin, kadınların sesleri 1 Mayıs meydanlarında buluşacak. Tüm dünyada işçi sınıfı sayısal olarak hızla büyürken ücretli emek yaygınlaşırken; biz üretenlerin toplumsal zenginlikten aldığı pay azalıyor. Sermayeyi emek sömürüsü de doyurmuyor. Doğa sermayenin sınırsız yağmasına açılıyor; yetmiyor, savaşlarla milyonlar yerinden yurdundan ediliyor. Başta işçi sınıfı olmak üzere tüm insanlık sermaye düzeninin bu ağır tahribatına ses çıkarmasın diye baskıcı rejimler destekleniyor.
‘EN AĞIR SÜREÇLERDEN BİRİ YAŞANIYOR’
Kapitalizm ve onun en vahşi biçimi olan neoliberalizm bugün dünya halklarına daha fazla sömürü, daha fazla eşitsizlik, daha fazla yağma, daha fazla yıkım ve yarattıkları bu cehennemin bekçisi olarak daha fazla otoriter rejim vaat ediyor. Evet, bu korkunç hikâyenin en kötü, en ağır süreçlerinden biri ülkemizde yaşanıyor. Bugün burada memleketin içinde bulunduğu hali uzun uzun anlatmaya, sorunların hepsini sıralamaya elbette ihtiyaç yok. Sadece başkanlık rejiminin sonrasında, pandemide, ekonomik krizde ve depremde karşı karşıya kaldığımız hakikat belli: İnsanca çalışmamız ve insanca yaşamamız bir yana hayatta kalmamızı bile sağlamaktan çok uzak bir düzenle karşı karşıyayız.

‘KENTLERİ VE DOĞAYI BETONA BOĞDULAR’
Sadece başkanlık rejimi boyunca 4 yılda 5,5 milyon işsize 3,5 milyon yeni işsiz daha eklendi. Ücretlilerin sayısı hızla artarken emeğin milli gelirden aldığı pay yüzde 38’den yüzde 25’e düştü; sermayenin payı yüzde 44’ten yüzde 57’ye yükseldi. İşçiden alıp patronlara verdiler, fakirden çalıp zenginin kasasını doldurdular, dar gelirliden alıp rantiyeye kaynak aktardılar, rant için kentleri ve doğayı betona boğdular, asırlık yardım kuruluşlarını bile depremde çadır satar hale getirdiler, doğal afetleri felakete çevirdiler. Sözün özü; evet, memleketi bir şirket gibi yönettiler! Memlekette, hak aramayı, sendikalı olmayı, grev yapmayı engellediler, üstelik bu yaptıklarıyla övündüler.
‘BAŞARAMADILAR’
Güvencesiz çalışmayı hemen her alanda hakim hale getirdiler, bizlerin işini ekmeğini iktidarın ve patronların insafına terk etmeye çalıştılar. KHK’ler ile çalışma hakkını gasp ettiler, Anayasa’yı rafa kaldırdılar, mahkeme kararlarını uygulamadılar. Hak, hukuk tanımadılar. Şirket gibi yönettikleri ülkede salgında, depremde, ekonomik krizde en ağır bedelleri biz ödedik ama onların geliri de serveti de katbekat büyüdü. Memleketi şirket gibi yönetenler, bu memleketin tüm değerlerini üreten milyonları yoksullaştırdılar, güvencesizleştirdiler, geleceksizleştirdiler. Bizler bir olup karşılarına dikilmeyelim diye her alanda ayrımcılığı kışkırttılar, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirdiler. Eleştirenin, sorgulayanın, soru soranın, hak-hukuk-adalet isteyenin sesini kısmak için her yolu denediler. Ama yine de başaramadılar. İşçiler işine, aşına, ekmeğine sahip çıktı; gençler geleceklerine…
‘YAN YANA OMUZ OMUZAYIZ’
Haklarını savunan kamu emekçileri, iyi hekimlikten vazgeçmeyen hekimler, bilimi ve tekniği halkın çıkarları için kullanan mühendisler susmadı, susmayacak. Kadınların eşitlik ve özgürlük taleplerini, şiddete karşı mücadelemizi hiçbir şiddetle bastıramadılar. Doğasına ve kentine sahip çıkanların önünü alamadılar. Adalet, barış, kardeşlik ve eşit yurttaşlık mücadeleleri dimdik ayakta. İşçilere, kamu emekçilerine, emeklilere, doğaya, kadınlara, gençlere, çocuklara, bugünümüze ve geleceğimize büyük zararlar veren; bu ülkeye, bu halka zararlı başkanlık rejimine son vermek için yan yana, omuz omuzayız. Ve nasıl bir dünya, nasıl bir memleket, nasıl bir gelecek istediğimizi; umutlarımızı, taleplerimizi, haklarımızı 1 Mayıs meydanlarında buluşturacağız. Büyük bir çoğunluğu ücret gelirleriyle yaşamını sürdüren nüfusuyla ülkemizin demokratik yeniden kuruluşunun ancak ve ancak işçi sınıfıyla emekçilerle mümkün olduğunu 1 Mayıs meydanlarında haykıracağız.
KAYMAKAMLIK BİZE SORMUYOR’
Kocaeli’de 1 Mayıs Miting resmi başvurumuzu bu yıl, Merkez Bankası önünde saat 12:00’de toplanma ve buradan yürüyüşle İzmit Kent Meydanına olacak şekilde yapmış bulunmaktayız. Başvurumuza istinaden İzmit Kaymakamı Sayın Yusuf Ziya Çelikkaya’yı tertip komitesi olarak ziyaret etmiş ve Kent meydanına dönük talebimizi gerekçeleri ile iletmiş bulunmaktayız. Buradan ifade etmek isteriz ki Kocaeli Valiliği’nin son yıllarda miting ve yürüyüş alanlarının belirlenmesi noktasında yazılı görüş sorduğu kurumlar arasında DİSK, TMMOB, TTB ve KESK’e bağlı sendikaların büyük bir bölümü bulunmamaktadır. Bu durumun, bu kente yıllardır eylem etkinlik örgütleyen kurumlarımız olarak ciddi bir eksiklik ve kent demokrasisi açısından önemli bir handikap olduğunu belirtmek durumundayız.
‘EN UYGUN ALAN KENT MEYDANIDIR’
Kocaeli Valiliğince miting alanı olarak tanımlanmamış olmasına rağmen İzmit Kent Meydanı, gerek halkımızın ulaşım kolaylığı, gerek tüm trafik arterlerine yakınlığı ve gerekse dağılma esnasında toplu ulaşım durak ve otoparklarına yürüyüş mesafesinde olmasından dolayı 1 Mayıs için en uygun alandır. Diğer yandan medyamıza ve halkımıza önemle duyurmak isteriz ki Anayasa Mahkememizin, 2021/9387 başvuru ve 19/1/2023 tarihli kararıyla emek ve meslek örgütlerinin kentlerde miting için yaptığı başvurulara dönük idarece yapılan engellemelerin iç hukuka aykırı olduğu yönünde hüküm vermiştir. Anayasa Mahkememizin bu kritik kararı, İzmit Kent Meydanına yapmış olduğumuz başvurumuzun da temel hukuksal dayanağıdır. Bu ülkenin tüm değer ve güzelliklerini üreten biz işçilerin, emekçilerin yöneten olduğu bir düzen kurma irademizle meydanlarda birlik olacağız. 1 Mayıs birliktir, dayanışmadır, mücadeledir, gelecektir, yeni bir başlangıçtır.
Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar




