Dt. Salih’ten Altın Değerinde Öneriler
Körfez ADSM Başhekimi Dt. Salih, diyabetin ağız sağlığını önemli ölçüde etkilediğini belirterek hastalıkla ilgili çeşitli öneriler sundu Diyabette ağız ve diş sağlığının önemi…
Körfez ADSM Başhekimi Dt. Salih, diyabetin ağız sağlığını önemli ölçüde etkilediğini belirterek hastalıkla ilgili çeşitli öneriler sundu
Diyabette ağız ve diş sağlığının önemine değinen Körfez Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Dt. Zehra Coşkun Salih ‘Diyabette Ağız ve Diş Sağlığı’ konusunda bilgi verdi. Sistemik bir hastalık olan diyabetin ağız içinde de etkili olduğunu belirten Salih, “Diyabetli hastada dokuların beslenmesi zorlaşır, diğer organlarda olduğu gibi ağızda da hastalıkların gelişmesi kolaylaşır. Diyabette vücudun savunma sistemi zayıftır; ağız içi sorunlarının çözümü daha çok zaman alır. Tükürük, fizyolojik ağız temizliğinde önemli bir faktördür. Diyabette tükürüğün azalması ve yoğunluğunun artması ağız temizliğini güçleştirir. Temizlenemeyen yiyecek artıkları üzerinde bakteriler hızla çoğalır ve dental plak (diş kiri) oluşumunu hızlandırır. Dental plak, diş çürüğü ve diş eti hastalıklarının temel nedenidir” dedi.
DİŞ KİRİ NASIL TEMİZLENİR?
Yüksek kan şekerinin ağız içi sorunlarını; ağız içi sorunlarının da kan şekerini yükselttiğini ifade eden Salih, “Bu kısır döngü diyabetin ağza verdiği zararları artırır. Düzenli ağız temizliği yapılmaz ise yiyecek artıklarına yerleşen bakterilerin çoğalması ile oluşan muhallebi kıvamında, beyazımsı, tırnakla kazınabilen eklentiye dental plak denir. Diş kiri de denilen bu plaklar, diş yüzeyinde, dişlerin arasında ve dil yüzeyinde birikir. Diş fırçası ve diş ipi ile ağızdan uzaklaştırılabilir. Temizlenmezse tükürükteki fosfat ve kalsiyumla birleşerek 2 gün içinde sertleşip, diş taşına dönüşür. Diş taşı ancak diş hekimi tarafından temizlenebilir” dedi.
‘YUMUŞAK FIRÇA AZ MACUN’
Dental plak temizlenmezse nelere yol açacağını da paylaşan Salih, “Diş çürüğü ve diş eti hastalıklarına, ağız kokusuna neden olur. Dental plak, diş fırçası, diş ipi ve dil fırçası ile temizlenir. Diş fırçalaması ana öğünlerden sonra küçük, yumuşak ve kuru bir fırçayla olmalıdır. Az bir macunla yapılmalı ki macun çabuk köpürüp hemen tükürmeyi gerektirmesin, etkili olsun. Fırçalama işlemi alt ve üst çenede diş etinden dişe doğru (pembeden beyaza doğru ) uygulanmalıdır. Fırça kıllarının şekli bozulduğu zaman diş fırçasını değiştirmek gerekir” diye konuştu.
‘DİLİ DE FIRÇALAMAK GEREKİYOR’
Diş ipinin dişlerin ara yüzlerinde fırçalamayla çıkmayan dental plağı çıkardığına dikkat çeken Dt. Salih, “Gece yatmadan önce dişler fırçalandıktan sonra diş ipi, diş hekiminin tarif ettiği şekilde ayna karşısında uygulanır. Kullanılan ipi atmak gerekir. Diş ipi kullandıktan sonra ağız tekrar su ile çalkalanıp tükürülürse dental plak temizliği daha iyi olur. Dildeki dental plağın temizliği dil fırçası veya diş fırçasıyla yapılabilir. Ayna karşısında dişleri fırçaladıktan sonra, nefesinizi tutarak dil kökünden dil ucuna doğru fırça ile 3-4 kez süpürürseniz dental plağı uzaklaştırınız. Dil yüzeyini fırçalamak, ağızdan kaynağını alan ağız kokusunu yüzde 42 oranında önler” dedi.
DİŞ PROTEZİ KULLANANLAR NE YAPMALI?
Dişinde sabit protez kullananlar için de alternatif temizlik önerileri sunan Salih, “Eğer sabit proteziniz köprü şeklinde ise köprünüzün altını da özel diş ipiyle temizlemelisiniz. Çünkü dental plak, iyi yapılmamış köprülerin alt yüzeyinde çok birikir. Proteziniz çıkarılıp takılan yapıda ise mutlaka her gece özel protez fırçası; yoksa diş fırçası ve macunla temizlenip su dolu bir kapta bekletilmelidir. Bu yolla protezin kan dolaşımına yaptığı baskı azalır. Alt ve üst çenelerde kemik kaybı (osteoporoz) daha yavaş olur. Hareketli protezlerin haftalık temizliğinde ise özel protez temizleme tabletlerinin kullanılması gerekir” ifadelerini kullandı.
‘DOĞRU BESLENMENİN İLK KURALI: İYİ ÇİĞNEMEK’
Ağız temizliğini zorlaştıran etkenleri de sıralayan Salih, “Ağzınızda diş çürüğü, diş eti hastalığı, iyi yapılmamış dolgu ve protezler, dişlerdeki çapraşıklıklar ve çene eklemlerinde problemler, fırçalanma sırasında ağrıya ve kanamaya neden olacağı için ağız temizliği yapmanızı zorlaştırır, çiğnemeyi de güçleştirir. Diyabetin tedavisinde doğru beslenmek ilk kuraldır. Doğru beslenmede yiyeceklerin uygun seçimi kadar, iyi çiğneyebilmek de çok önemlidir. Karbonhidratların sindirimi ağızda başlar. Ağızda çürük, eksik, kırık dişler; diş eti hastalıkları, ağız yaraları, iyi yapılmamış dolgu ve protezler, dişlerdeki çapraşıklıklar, çene eklemindeki sorunlar çiğneme esnasında acı ve ağrı verir; lokmayı çiğnemek yerine çabucak yutma isteği geliştirir” dedi.
‘YEMEK YAVAŞ YENMELİ’
Diyabetli hastada tükürüğün az olması da çiğnemeyi ve yutmayı zorlaştırdığına dikkat çelen Salih, “Hızlı çiğneyip çabuk yutmak, yemek süresini kısaltır. Araştırmalar tokluk hissinin ancak 20 dakikalık yemek süresi sonrası geliştiğini göstermektedir. Yiyecekler çabuk tüketilirse doyma hissi gelişmeyeceği için daha çok yemek yenilir. Bu durum diyabet tedavisinin ilk hedefi olan doğru beslenme prensiplerine terstir” şeklinde konuştu.
‘2 YILDA BİR DOKTOR KONTROLÜ’
İyi çiğneyebilmek için bazı öneriler sunan Dt. Salih, “Bunun için kişisel bakım ve doktor kontrolü çok önemlidir. Ağız içinde diyabetin zararlı etkilerini azaltmak için her gün diş fırçası, diş ipi ve dil fırçası ile ağız temizliğini yapmak gerekir. Günlük bakımın yanı sıra 15 günde bir ağzınızı ayna karşısında inceleyiniz. Dişlerde ve diş etlerinde renk değişikliği, kanama, şişlik ve ya sertlik varsa ağız içindeki diğer dokularda yine renk değişikliği sertlik, şişlik gözlemlerseniz diş hekimine gitmeyi ertelemeyiniz. Eksik, çürük dişlerin ve diş eti hastalıklarının gerekli tedavilerini yaptırınız. Ayrıca sorun olmasa da yılda 2 kez kontrol için diş hekiminize başvurunuz” dedi.
‘RANDEVU SÜRESİ KISA TUTULMALI’
Diyabet hastalarının diş hekiminden randevu alınırken nelere dikkat etmesi gerektiğini de aktaran Salih, “Sabah saatleri için randevu alınmalı, randevu süresinin kısa olması istenmelidir. Eğer tedavi süresi uzayacaksa ara öğün molası verilmelidir. Diş hekimine giderken kan şekeri ölçümü yapıp rutin diyabet tedavinizi uygulayınız. Öğün atlamayınız. Ağrınız varsa ağrı kesici alabilirsiniz. Kan şekeri yüksekse sadece acil müdahaleler yapılır. Kan şekeri kontrol altına alınınca rutin tedavilere devam edilebilir. Çünkü yüksek kan şekeri iyileşmeyi geciktirir” diye konuştu.
AĞIZ KOKUSU NASIL GİDERİLİR?
Diyabette ağız kuruluğunu önlemenin mümkün olduğuna dikkat çeken Salih, “Gün boyu sık sık su yudumlamak, ara öğünlerden sonra ağzı su ile çalkalamak ağız hijyeni ve ağız kokusunu önlemek için yardımcıdır. Alkollü, karbonatlı, kafeinli içecekler, baharatlı, tuzlu, yağlı besinler ağız kuruluğu yapar. Ağız kuruluğu da ağız kokusunu artırır. Ağız kokuları 5 tiptir. Eğer koku ağız kaynaklı ise ağız hijyenini sağlamak, kötü yapılmış dolgu ve protezleri yeniletmek gerekir. Ayrıca çinko içeren diş macunları, çinkolu ağız gargaraları ve çinkolu sakızlar ağız kokusunu azaltmada yardımcıdır. Nane, maydanoz, yeşil çay gibi tüm yeşil yapraklı bitkilerin ve ceviz, badem, fıstık gibi kuru yemişlerin yapısında çinko vardır. Bu besinler de ağız kokusunu gidermede etkilidir” dedi.
Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar



