Afet Bakanlığı Kurulmalı: Tahir Büyükakın'da Bakan Olmalı !
Depremle ilgili söylenecek yazılacak çok şey var. Çoğu kurumlar sınıfta kaldı. Kimi kurumlar çuvalladı. Kimileri reklam yapmadan çalıştı. Bazıları logo,marka, reklam yapmaktan başka bir şey yapmadı.
Kocaeli Paraf Haber Sitesi
Köşe Yazarı
Depremle ilgili söylenecek yazılacak çok şey var...
Çoğu kurumlar sınıfta kaldı.
Kimi kurumlar çuvalladı.
Kimileri reklam yapmadan çalıştı.
Bazıları logo,marka, reklam yapmaktan başka bir şey yapmadı.
Ama bazı kurumlarımız ve yöneticilerimiz var ki!
Gece gündüz uyumadı.
Bu benim sorumluluğum değil demedi. Başkalarının görevini üstlendi.
Sorun çözdü.
Problem giderdi.
Evet hepsi konuşulur tabiki. Konuşulacakta.
İlk önce Cumhurbaşkanımız konuşacak bence.
Çünkü görevlendirdiği kişilerden bir çoğu sınıfta kaldı bu son depremde.
Ve millet olarak bizler bu sorunları konuşuruz ve bu problemleri çözeriz Allah'ın izniyle.
Ama gerçek şu ki.
Yüce Allah'ın bildirdiği şekliyle;
İŞ VERİLMELİ EHLİNE...
1999 depreminden sonra afet ve deprem gerçeğini bir kez daha tarihe geçecek şekilde yaşadık.
Öncelikle bu depremden etkilenen, hayatını kaybeden çoluk, çocuk, genç yaşlı, maasumca evine ekmek götürüp, gece çocuğuna ve ailesine sarılıp, huzurlu bir gelecek hayali ile yanıp tutuşan, sevgi, saygı, hoşgörü ve adalet ile geleceğe umutla bakan yüzlerce insanımızı kaybettik.
Hüzün ve keder içimizde. Başımız sağolsun.
Rabb'im milletimizi afetlerden korusun.
Değerli dostlar;
Depremin gerçek yüzünü bir kez daha gördük.
Milletçe yaşadık.
Bizlerde ilk dakikasından itibaren sahadaydık ve bir saniye durmadık.
İlk önce İzmit'te yardım ulaştırmak için çabaladık.
Sonra Hatay 'a hareket ettik ve insanlarımıza dokunmaya çalıştık.
Bir nebze fayda sağlamışsak hamd olsun.
Rabb'im kabul buyursun.
KOCAELİ İLE GURUR DUYALIM
Depremin ilk saatlerinden itibaren o yağmurlu, karlı ve soğuk havada öyle bir telaselerimiz vardı ki!
Bu şehirle ne kadar gurur duysak azdır.
1999 depremini yaşamış bizler ve o gencecik çocuklarımızın koşturması, birşeyler yapma isteği, koordinasyonu, organizasyonu, uykusuzca çabalaması dünyadaki en değerli şey.
Kurumlarımız, yöneticilerimiz hepsi bir şeyler yapmak için mücadele içerisinde olması, anlatılacak şeyler değil.
Kar, yağmur, soğuk demeden herkes birşeyler yapmaya çabalıyor.
Sırtındaki montu çıkartıp oradaki kardeşim soğuktan üşür diye gözyaşları döküyordu.
Ne güzel insanlarız.
Aslında biz Türk milleti zor durumda kalınca neleri yapabileceğimizi ne güzelde göstermiş bir milletiz.
DEPREM BÖLGESİNDEN İZLENİMLER
Değerli dostlar;
Depremin 7.günü Hatay 'a gittim. Yıkılmış, bitmiş bir şehirle karşı karşıya geldim. Kurumları, çalışmaları ve neler yapılabilir diye ilk önce bir gözlem yapmak istedim.
Maalesef ki 7 gün olmasına rağmen çok büyük bir Koordinasyon eksikliği vardı.
Herkes gönüllü, cansiperhane çalışmak istemesine rağmen, kiminle muhatap olacak, nerede çalışacak,kiminle iletişim kuracak bilmiyordu.
Çok sayıda gönüllü kuruluş yardım dağıtmaya, çorba,çay, yemek vermeye çalışıyor ama nerede yapacağını bile bilmiyordu.
Çok sayıda gönüllü kuruluş arama kurtarma faaliyeti yapmak istiyor. Sağlık hizmeti sunmak istiyor. Ama nerede bu hizmeti vereceğini bilmiyordu.
Çok sayıda gönüllü kuruluş kiminle muhatap olurum bunu nasıl resmi olarak yapabilirim diyor ama resmi kuruluşlardan destek görmekte zorlanıyordu.
Yurt dışından gelen doktor ve hemşire grubu gördüm geri döndüler. 3 gündür soğukta bekliyoruz görev verilmiyor dediler ve gözümün önünde hüngür hüngür ağladılar.
Çin'den gelen bir Sağlık ekibi gördüm. 3 gündür bekliyoruz ne olur görev verin diyen.
Bunları neden anlatıyorum.
Organizasyon ve koordinasyon yapma gücümüzü artırmalıyız.
Bu konularla ilgilenecek birimler oluşturmalıyız.
Yurt dışından gelenlere rezil olmamalıyız.
Yardıma ihtiyacımız yoksa da bunu açık açık onlara söylemeli ve güvenli bir şekilde ülkelerine uğurlamalarını sağlamalıyız.
EN ORGANİZE EKİP
Şüphesiz ki her birimizin hepimiz bu acı dolu günde Devlet Millet el ele vererek çalıştı ve çalışmak istedi.
Ama bazı kurumlar var ki onlar kalpleri, gönülleri hatta yürekleri ile çalıştı.
Ama bir konu var ki onları ön plana çıkartacak en önemli özellik.
PROFESYONELLİK...
Böyle durumlarda yürekten çalışmaktan daha çok profesyonel, bilgi, birikim, tecrübe ve hazır olmak en önemli unsur bunu gözlerimle şahit oldum.
MADEN İŞÇİLERİ
İlk kez çalışmalarına şahit oldum. Diplomaları,tahsilleri değil profesyonellik,ekip bütünlüğü ve uyumu, yönetici ve yönetilen,as ve üst ilişkisi bunun yanında dostluk ve bağlılık kavramı. Hepsi bir arada.
Rabb'im onların ayağına taş değdirmesin.
Onlar çalışırken, otururken,çay içerken, araç'a binerken, herşeyi ile muazzam bir bütünlük içindeler. Onları izlerken ben onur duydum.
TÜRK ASKERİ
Reklam yapmayan,bir tane görüntü vermeyen, fotoğraf çekenlere asker resmi varsa lütfen paylaşmayın abi diyen süper kahramanlar.
Gece sabaha kadar,o soğuk havada titreye titreye sokakları beklediklerine şahit oldum.
Parantez içinde Türk Askeri yoktu diyenlere orada olsanız görürdünüz. Şov yapmayan,resim çekinmeyen,kendini göstermeyen tek kuruluş askerlerimizdi demek istiyorum.
Var olsun Türk Askeri
KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İşte en çok gurur duyduğum durumlardan bir tanesi bu.
Nasıl anlatsam bilemiyorum ama Sanki Hatay belediyesi değil orası Kocaeli Belediyesi idi. Sokakları köyleri, çadırları her yerinde Kocaeli Belediyesi'nin parmağı vardı. Her yerde 41 plaka ile yardım sağlanıyordu.
TAHİR BÜYÜKAKIN FARKI
Bir organizasyon nasıl yapılır. Koordinasyon nasıl sağlanır. Liderlik özelliği nasıl olmalıdır sorusunu cevabını bulabileceğiniz yönetici Tahir hoca idi.
Kocaeli Belediyelerinin hepsini yönetebilen , acil bir durumda ne yapabileceğini bilen soğuk kanlı davranabilen bir profesyoneldi.
Çoğu kurumlar darmadağınık iken o hemen bir üst kurmuş, ekibini oluşturmuş nerede ne yapılması gerektiğini projelendirmiş ve orayı avucunun içi gibi biliyormuşcasına ev sahipliğine başlamıştı bile.
Çok sayıda kişiden tanık oldum. Koordine olamayınca Kocaeli ekibi ile irtibat kuralım dediklerine şahit oldum.
Aslında 99 depreminde ki yaşadıklarımız bize bu profesyonelliği kazandırmış olmalı.
Ama yönetici önemli. Yönetici başında olmazsa , olayı sahiplenmezse bu başarı gelmesi zor olabilirdi.
O yüzden Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Doç. Dr. Tahir Büyükakın bu depremin en büyük kahramanı.
Tahir hoca bence organizasyon yapma, koordinasyon oluşturma, liderlik özelliği bakımından büyük ve başarılı bir test verdi.
Artık diğer testi Kocaeli halkı vermeli. Tahir Büyükakın Afet Bakanı olarak görmeyi istemeli.
Tahir hoca hem bir akademisyen,hem Valilik yapmış bir bürokrat hemde Belediye Başkanlığı yapan bir siyasetçi.
Tahir hoca Kocaeli'ye gelirken siyasi görüşü ne olursa olsun Sakarya'da onu karşılamaya gitmeli.
Kimse gurur yapmamalı bu değere sahip çıkmalı.
PEKİ NE EKSİK
Değerli dostlarım.
Biliyorum benim haddime değil. Birine yaranacak ta değilim.
Ama haklının hakkı hak edene verilmeli.
Bunu da kim elinden geliyorsa dillendirmeli.
Halk duyar mı? bilir mi? bilmem ama Hak bilir elbet.
Doç Dr Tahir Büyükakın Ankara'da bizleri Bakan olarak temsil etmeli.
SIRA KOCAELİ 'de
Deprem bize bir gerçeği daha gösterdi. Artık birşeyler yapmamız gerekiyor.
Siyasetle değil gönülden inanarak şehrimize sahip çıkmamız.
Dönüşüme hep birlikte imza atmamız şart.
Lütfen kişisel rant ve çıkarlardan vaz geçelim.
Binalarımızı hep birlikte yenileyelim diyorum.
Binalarımızın ne kadar önemli olduğunu gördük.
Kocaeli'de hep birlikte yeniliğe imza atmalıyız diye düşünüyorum.
Haftaya başka bir yazı ile SAĞLIKÇA kalmayı diliyorum.
Bu Haberi Beğendin Mi?
2 kişiden 2 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar




