Kocaeli Haberleri Kocaeli Son Dakika

Kocaeli'nin Nabzını Tutan Site Kocaeliparaf.com'a Hoşgeldiniz. Kocaeli'in Güçlü Sesi, Kocaeli Haber, Kocaeli Haberleri, Kocaeli Yerel Haberleri

Kocaeli Paraf Haber Sitesi

Kemalpaşa Mh. Cumhuriyet Cd. Petan İşhanı Kat: 5 No:30 İzmit, Kocaeli
sennuruzan@gmail.com

Tarih, Şahsiyetler Ve Vatan Hainliği Kavramları

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı sizce tarih nasıl yazacak?Tarih, kimleri affedecek, kimleri affetmeyecek…Tarih, kimleri yazacak, kimleri silecek.

Adem YAMAN

Köşe Yazarı


Tarih, Şahsiyetler Ve Vatan Hainliği Kavramları

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı sizce tarih nasıl yazacak?

Tarih, kimleri affedecek, kimleri affetmeyecek…

Tarih, kimleri yazacak, kimleri silecek...

Tarih, kimleri taşıyacak,  kimleri yargılayacak…

Tarih, affeder mi? affetmez mi?

Kime göre, neye göre,

İnsanları tarih ile muhakeme edenler kendilerini hangi hakla yargıç ilan edebiliyor. Yaptıkları,  yapacakları, başardıkları veya başarısızlıkları değil. Karşı tarafın anlayış ve anlama kapasitesi ile yorumlanacak kadar basit mi?  Tarih!

Sizce de bu kadar kolay mı tarihi şahsiyetleri, oturduğu yerden yargılayıp hakkında hükümler vermek?

Değerli dostlar.

Son zamanlarında TV programlarında karşılaştığım, kendisini siyasetçi, gazeteci, yorumcu, araştırmacı, tarihçi,  hukukçu vb. her konuda bilgi sahibi zanneden ocu, bucu, şucu diye nitelendiren insanların ağzında sakız olmuş tarih. Yetkinliği  olmayan kişiler  tarafından tartışılan bir konu hakkında bir şeyler yazmak istedim.

Önce 30 Ağustos Zafer Bayramı vesilesiyle, sonrasında İzmir’in Düşman işgalinden kurtuluşu münasebetiyle yapılan konuşmalar sonucunda, hassas olduğumuz Osmanlı Devlet yönetimiz ve yöneticilerimiz ile Cumhuriyetimizin kuruluş değerleri, hatta Kurucu Yöneticilerimiz tartışmaya ve tartışılmaya açıldı.  Karşı karşıya getirilmeye çalışıldı.

Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

‘‘Tarih’i tekerrür’‘ diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?’’

(Mehmet Akif ne de güzel özetlemiş değil mi?)

Öncelikle şunu söylemem gerekir ki ben bir tarihçi değilim, akademisyen değilim, hukukçu değilim, araştırmacı değilim.

Tarih ile ilgili  yakından bir ilgim de, bilgim de yok.

Tarih ile ilgili bildiğim şey okullarda tarih öğretmenlerim tarafından  anlatılan  şeyler kadar.

Tarih ile ilgili bildiğim şey önemli dönüm noktalarından yola çıkarak araştırdığım ve okuduğum ansiklopedilerin yazdığı kadar.

Tarih ile ilgili bildiğim şey kulaktan duyduğum,  kendisine güvendiğim, kendisine inandığım kişilerin anlattıkları kadar.

Neden bunu anlattım: çünkü toplumumuzun belki  de yüzde 90-95 o tarihi benim gibi biliyor.  Kulaktan duyma, başkalarının yorumlarından öğrenme biçiminde…

Tarihi kulaktan duymak, inanmak istediğin şekilde yorumlamak ve kendince tezler yazmak, kaynakmış gibi algılar oluşturmak ve çevresindekilere bildiğini değil inandığını paylaşmak ve en ilginci de her şey hakkında bilgi sahibi olmak bizim milletimize özgü bir olgu mu bilemiyorum.

Ama bildiğim ve inandığım bir gerçek var  ki.  Tarih öyle basit bir şey değil. Tarihte yaşananlar öyle iki dakikada algı yaparak anlatılacak  kadar  basit mesele değil.

Tarih üzerinden, kişilikler, şahsiyetler zirveye çıkartılıp, olmayan meziyetler eklenip, olağan üstü güç olarak gösterilecek kadar kavramsız değil.

Tarih, üzerinden nemalanarak, yapılan onca mücadelenin, azim’  in, risklerin, hesapların, öngörülerin demagojisi yaparak yok sayılacak kadar dil ucunda, dudak içinde gevelenecek  bir nesne hiç değil.

Tarih ve tarihi şahsiyetler irdelendiğinde bütün siyasal görüşler bir yana bırakıp, objektif karar verme kabiliyet ile öncelenmesi gereken derin bir konu…

KİME GÖRE VATAN HAİNİ? KİME GÖRE EN BÜYÜK LİDER?

Değerli dostlar;

İlkokul’  dan beri bana anlatılan tarih, öğretmenlerimiz sayesinde çok farklı yorumlar neticesinde karar veremediğim farklı  görüşler yumağı haline döndü.

Oysa ki doğru tektir değil  mi?

Görüyoruz, izliyoruz.  Onca değerli şahsiyetler, Koca koca adamlar, bir cümle ile hain ilan ediliverirdi. Yıllar sonra başka akademisyenlerden öğrendiğim ve bu adamlar asla hain değildir denilen nüanslar neden beynimi kemiriverirdi?

Size  de aynı şeyler olmadı mı?

Kime göre hain, neye göre hain...

Bakınız suçluluk ilanı, hainlik yaftası, yakıştırması, nitelendirilmesi o kadar büyük bir hakaret ki.

Yapılan başarıları,  emekleri, öngörüleri,  azimleri bir anda hiç yapan dört harf.

Peki her  şey bu kadar basit mi?

Söz konusu olan kişiler yıllarca devletimizi yöneten,  bir milletin en değerli makamını , millet adına temsil etmiş liderler  öyle  kolay  mı  peki…

DEVLET YÖNETEN LİDERLER HAKKINDAKİ DÜŞÜNCENİZ NEDİR?

Değerli dostlarım;

Çok uzağa gitmeye gerek yok. Son 50 yıl içinde Devletimizi yöneten siyasetçileri sorsam size hepiniz ayrı  ve  farklı  cevaplar verirsiniz.

Hatta tartışmaya başlar, aynı kişiyi birileriniz güçlü bir lider, kimilerinizde vatan haini  deyiverirsiniz.

Peki bu kişiyi tarih nasıl yazacak.  50 yıl sonra torunlarımız bu adamı nasıl okuyacak, nasıl yorumlayacak.

Tarih yazılırken çok sayıda unsur devreye girer. Her alandan görüş değerlendirilmesi yapılır. O günkü koşullarda siyasal, ekonomi, hukuk, nüfus, sosyolojik ve toplumsal bakış, fizik ve hatta matematik dahi konuşulur, konuşulmalıdır...

Ders kitaplarında iki cümle ile tarihin en önemli şahsiyeti, dönemin en güçlü lideri denilen insan, bir öğretmenin, bir araştırmacının, bir siyasetçinin, bir gazetecinin, bir akademisyenin ağzında iki saniyede şerefsiz, beceriksiz, gereksiz ilan ediliyorsa bu konular çok çok düşünülmeli öyle değil mi?

Değerli dostlar;

Aslında bu konu benim çok üzüldüğüm bir mesele.

Şuna inanıyorum ki tarihte ve günümüzde, ecdadımız da veya neslimiz de hain kavramı oluşturacak nitelikte yönetim yapmış olan insanlarımızın olmadığına olan inancım.

***Farklı bakış açıları, görüş ve düşünce yapıları insanları hain yapmamalı.

***İnsanlar ülkemizi yöneten kişilere karşı hassas ve nezaketli davranılmalı.

***İçini, ruhunu, emeklerini milletine akıtmış insanlar için hassas konuşulmalı.

***Seçici ve ilkeli davranılmalı. Yorumlar ile değil kaynaklar ile anlatılmalı.

***Bunca emek çaba ve mücadeleyi bir kalemde zayi edilecek kadar özgürlük olmamalı.

***Özgürlük diyerek koskoca tarihe küfür, hakaret, kin ve öfke sarf edenler toplumda söz sahibi yapılmamalı.

Bakınız size anlayacağınız bir kişi üzerinden meseleyi anlatmaya çalışacağım.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN KİME GÖRE LİDER? KİME GÖRE DEĞİL?

Değerli dostlarım;

Günümüz koşullarında en yakın siyasi aktör sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan değil mi?

Yaptıkları, yapamadıkları, başardıkları, başarısızlıkları, kazandırdıkları, kaybettirdikleri...

Yaklaşık 40-50 yıllık bir emek, mücadele, savaş…

Sorsanız ülkenin yarısı ona hayran ve diğer yarısı soğuk ve çekimser.

Günümüz koşullarında her anı göz önünde olan, herkesin rahatça ulaşabildiği, görebildiği, kendini net ifade edebilen böyle güçlü bir siyasetçi bile tarihte karşımıza nasıl çıkacak sizce?

Çocuklarımız, torunlarımız nasıl anlayacak veya  nasıl anlatacak onu. Ders kitaplarında nasıl okutulacak. Öğretmenleri nasıl yorumlayacak…

O yüzden ki tarih okunurken objektif, tarafsız ve günün koşulları ile değerlendirilmeli diye düşünüyorum.

Şimdi bir soru sorsam onlarca farklı görüş çıkacağını bildiğim bir konu.

Siyasi farklılıklar ve yorum serbestliği yüzünden algı yapılabilecek olunması gerçeği ne acı değil  mi?

Ama bazen özgürlük olsa  da , o kadar tehlikeli bir unsur ki ifade serbestliği…

Aynı siyasi görüşü bile tereddütler içinde bırakan kavramlar, şevkimizi, azim ve ideallerimizi zedelemekten başka bir işe yaramayan içi bom boş konular.

Yetkinliği olmayan insanların görüşler belirtmesi zarardan başka bir  şey getirmediği kesin bu topluma.

Gerçekten sorsam buradan sizlere…

Farklı farklı görüşler çıkar ortaya.  Peki tartışmalar bile başlamaz  mı?

Ama tartışmayın, tarih insanları size göre yazmaz. Toplumun kabulüne göre imzalar.

TARİH HERKESİ YAZAR MI?

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı sizce tarih nasıl yazacak?

Bence, insanlar tarih’ e nasıl yazılacağım diye hareket etmemeli, böyle şeyler düşünmemeli… İmzayı atıp bırakıp gitmeli. Tarih, kendisi yazar ve verir zaten o gereken değeri.

Alın size gerçek… HERKES KONUŞUR , LİDERLER KONUŞULUR.

Dünya tarihi boyunca kaç kişi gelip geçti. Kaç kişinin adları silindi ve kaç kişi hala konuşuluyor öyle değil mi?

Bu da  böyle bilinmeli…

Bu haftaki yazıma da burada son veriyor, hepinize selam ediyorum.

“”SAĞLIKÇA”” kalın… diyorum…

Bu Haberi Beğendin Mi?
11 kişiden 10 kişi beğendi

Sen de yorumunu yaz!

E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *